Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Aşağıda yazılanlar, yazdıran olay ve olaylar dizisi tamamıyla gerçektir, kahramanları da. Aslında pek çoğumuzun hayatında bu ve buna benzer hikaye ve reel hadiseler vardır ve yaşanmış ve hatta yaşanmaya devam bile etmektedir.
Bir çoğumuzun hayatına iyi gelecek ya da sizin bir başkasının hayatına iyi geleceğiniz tahmininize sığmayan kişiler olabiliyor. Ve... Yarası aynı yerden olanlar, sebep o ya da bu fark etmeden, kendini bir sebebe sığındırarak kader yollarınızı kesiştirebiliyor.
Bir nevi mektubu andıran bu paylaşımın kahramanları doğdukları ve yaşadıkları coğrafyalar ne kadar farklı olursa olsun kalp kalbe nasıl eşleşip, nasıl uyuşuyor ve Allah bozmasın bir dostluk, bir kardeşlik nasıl doğuyor ve bir birlerine nasıl iyi geliyor onları okuyacaksınız. Unutmayın! Kan bağı yok, daha önceden bir birlerini tanıma yok ama yıllardır tanıyormuş hissi ve CAN BAĞI var.
Şenol abimmmm, söze nereden başlarım, nasıl başlarım bilemedim hatta işin içinden çıkamadım desem yeri vardır. Hayatta hep şunu düşündüm ve düstur edindim. Bu arada kesinlikle seni ağlatmak, üzmek gibi bir düşüncem yok onu bilesin. Hayat karşıma çok insan, çok hikaye, çok yollar ve yolculuklar çıkardı. Hiçbiri için ne hayıflandım ne de sevinç delisi oldum. Hatalarım oldu, kırdıklarım, kırıldıklarım, yanımda olanlar, yanında olduklarım, arkadaşım, dostum olanlar oldu. Ama senin bende hissettirdiğin başkaydı. Sadece bir forma alışverişi değildi. Forma olmasa bile başka bir sebep yollarımızı kesiştirecekti. Yüzünü görmemiştim, sesini duymamıştım, ne iş yaptığın, varlığın, varlıksızlığın önemsizdi. İlk yazışmalarda örtüşen yanlarımız olduğuna iyice kanaat getirdim. Dedim ki yarası aynı yerde olanları bir şekilde bir birini bulduruyor kader ve bu mucize değil yaradanın ruhumuza attığı imza. Yazıştıkça, konuştukça sanki yıllardan beri tanıdığım, aşiyanımızdaki sen telli turna de, güvercin de gurbet kuşu de, ne dersen de hanemizden, canımızdan eksik bir parça varmış da siz gelince tam olmuş sanki. İlk karşılaşmamız daha dün gibi hiç aklımdan çıkmıyor. İki arkadaş, dost değil de. İki yarımın kavuşması, ağacın köküne erişmesi, senin deyiminle Şems'in duasına, Mevlana'nın Şems'i ile buluşması gibiydi. Abartı gelebilir belki ama yıllardır arayıp da bulamadığım dostum, kardeşimi, bir aile bireyimi bulmuş gibi oldum. Daha yazmaya kalksam o kadar çok şey var ki zaten başın kalaba belki daha sonra tekrar denerim yazmaya. Oya ablam, o ve sen hem haylaz çocuklar gibi şımarmayı özleyen hem de acılarla büyüdüğü o kadar çok belli olan iki yaralı ama bir birlerinin kıymetini çok iyi bilen bir birine sevdalı iki güzel insan. İnan ki sizin yanınızdaki huzuru ve rahatlığı kendi anam babam yanında tadamıyorum. Oya abla gurbette büyümüş ama o eski zamanların minnoş nur yüzlü anaları, neneleri gibi anne şefkatini her haliyle hissettiren güzel insan. Hani insan yapamadıklarına yanar, zamanı geriye döndürmek için vaz geçeceklerinin sayısını tutamaz ya işte öyle bir şey. Kader işte hayat böyle güzel ama gülerek, ama üzülerek, ama kızarak, ama veryansın ederek. Böyle böyle özlemlerimizi depreştiriyor, böyle böyle vuslatı iple çekiyoruz. Canım abim, kanım abimmmm son zamanlarda zor bir süreçten geçiyorsunuz, biz de sizlerle bir geçiyoruz desek de siz neler yaşıyor, neler hissediyorsunuz bunu sizden başka kimse anlayamaz. Ama şu var ki yanınızda olamamak, kederinizi bölüşememek bizi üzüyor, şurası katiidir ki dualarımız, niyazlarımız hep sizilerle, öyle yanınızda oluyoruz. Abimmm ve ablammm yüzümüz gülecek, moralimiz yüksek olacak, derdimiz ve acımız tabiki olacak. Neşeyi, mutluluğu bölüştüğümüz gibi onları da bölüşücez. Hani parmaklarına bıçak değer de acısı hangisinde az hangisinde çok bilinmez ya işte tam da öyle bizdeki hisler. Gözyaşlarınız da bizim, acılarınız da, derdiniz tasanız da. Her neye ihtiyacınız olursa buradayız. Bir bakmışsınız yanınızdayız. Ve sen çağırmasan yüreğin çağırır, ve o çağrıyı aldık mı biz oradayız. Yüce yaradan eminim ki hiç bir şeyini eksik etmez sizin gibi gönül insanlarını. Abimmmm duamız o dur ki her şey güzel olacak. Mevlam neylerse güzel eyler. Siz sadece dost değil yüreğimizin her atışında varlığını hissettiğimizsin. Kocaman öpüyor, sıkı sıkı hasretle sarılıyoruz. Allah'ım sana güç kuvvet sabır versin. Biz duanın gücüne her daim inanıyoruz. Duamız bir, kavlimiz bir emânetin sahibine emanetsiniz. Canımızdan can damlatan güzel insanlar iyiki varsınız. İnşallah hep böyle bir birinize armağan kalacaksınız.
Kardeşleriniz ZUZU ve Yücel.
Hikayenin Adı Bir ÖMÜR'lük NEFES Olsun
Kötü alışkanlıklarım var benim.
Şimdi Nereden Başlayayım
Benim öyle uçsuz bucaksız tarlalarım olmadı
Bayram bir yolculuksa başlı başına. Yol kim, vuslat kim, yola revan olduran kim?
Şu koskoca şehir kaç yalnızlığı barındırıyor içinde
Güzel olan sadece sen misin?
Yağmurların da diyecekleri var
Şiirler hep hüzün depremleri yaşatır
Hayat bazen haylaz bir çocuk olmak
Taşınan yük ne eldedir ne omuzda ne de sırtta
Küçük bir sahil kasabası
Sen gitsen ben kalırım
Sussam yalnızlık, konuşsam yalnızlık
Hayat Hep Siyah Beyaz mıdır?
Şimdiki aklım o zamanki hayallerime hükmetseydi eğer
Bugün gözlerimi açtım sen
Kendimi bazı zaman vadesi gelmiş borç gibi hissediyorum
O kadar kolay kazanmadım ben yaralarımı
Sözün eşiğinden demişti bir gönül dostum, sözün eşiğinden. Söz, eşiği ve gönül.
Öküz öldü ortaklık bozuldu, eski çamlar bardak oldu, o köprünün altından çok sular aktı.
Pinokyo desem, 80'lerde çocuksanız bir de ilk aklınıza gelen ne olur?
Bizim çocukluğumuzda her şey siyah beyazdı.
Çocukluğumuzun mahallesi mi yoksa çocukluğumuzu sevdiren mahallemiz mi?
Her devrin çocukluğu da bir başka gençliği de
Sevgili okurlar sizlere bu defa bisiklete dair cümleler lütfu ikramda bulunacaktım ama o konuyu sonralara bıraktım. Neden derseniz eğer? Söyle ki;
Yazık çok yazık o zaman içindeki çocuğu özgür bırak
Kuzulu kapılardan geçilir bu köhne evlerin hayatlarına
Harmandalının heybetini özgerlerinde saklayanım
Ne Mutlu Türküm Diyene
En ağır yorgunluklar
Her anıyla adına yakışır bir festival
Sihiri ruhunda olan alameti mucize değil mi sizce?
Sesini duyuramadığın kalp
19 Eylül Gaziler Günü Münasebeti ve Anısına
Her şey gelir geçer dostluklar baki kalır
Kime güvenir bu naçiz gönül?
En koyusundan
Bisikletin envai çeşit seçenekleri ve yolculukları
Ömrüm adım adım tüketmekte kendini
Uzun Turlar
Kapılar diyorum
Denizden daha mavi gözler
Neredeyse Ekim ayının başından bu yana yollardayım
Kitap nasıl bir yolculuk yapar
Ne mutlu Türk'üm diyene!
İnsanlar arasında gözlere sırlı bir bağ vardır ki
Dün dinlediğim bir şiirde geçiyordu ve beni derinden etkilemişti.
Gök kubbedeki bulut tarlaları
Gök maviliklerden kalem tutuştursam eline
Gariban zamanların yokluk görmüş çocuklarıydık
Siyah Beyaz Hatırat, Anekdotlar
Sarıkamış deyince çok şeyler yazılır ve çizilir.
Nerede eksik kalmış çocukluk görsem
Herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim
Çocukluk zamanlarımdan hatırlıyorum
Harfler tek başına yağmur damlaları gibidir bazı zaman
İnsanın hayatında çınar ağaçları vardır.
İnsan elinde olanların kıymetini bilmesi gerekir
Eski sevdalara dair ne varsa öyle yaşamalı
Bundan sonra zor geçerim Toroslar'dan öte yana
Çanakkale... Söze Girince
En mukaddes ay
Ömürden Nefese AŞK OLA
Sana sen de benim gözlerim gibi baksaydın
2. yıla merhaba
İyi Bayramlar
Kabus gibi, buhran içinde geçen günlerin içinden
Önce aklını başına devşir
Ben, çocukluğumun tek şahidi olduğu eski mahallemi özledim
Öncesi evlatlık, ortası babalık
Ele güne karşı yapayalnız böyle de olmaz ki
Ne işe yarar eller, ellerimiz?
Eylül gelmiş diyorlar
Yıl 2013 güz aylarında başladı her şey. Ufak tefek atışmalar, sanılır ki iki ozan karşılıklı atışıyor
Okuyup, yazdığımız konuştuğumuz dil basittir aslında
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Farkımız İnsanlığa Adımlarımız
1997-2001 yılları arası geçen dört yıl
Yeni bir yıla merhaba dedik
Malumunuz 2023'ün son günlerinde hakemler gündemin başköşesinde
Limanda ne kadar gemi varsa hepsi de gittiler
Hepimizin bir ekmek parası telaşı var
Aşkın dini, milleti, rengi olur mu?
İnsanlığın doğduğu topraklar
Eski evlere yakışır mı fiyakalı vesikalar?
Öyle bir afet düşünün ki...
Hayatın her anının kıymetinin anlaşılma etkisi
Biraz mavilik bir tutam bulut heves eder yüreğim
Bazı zamanlar zamansızdır bazı anların ise tarifi imkansız
Çanakkale Geçilmez
Kutsalıdır her inancın kadın
Sevmek lazım yine de hayatı yoksa gerisi boş
Bayramımız bayram olsun
Kaldığı yerden başlamalı. Kaldığı yerden...
Ardında Bıraktığı Hoş Hatıralarla, Gâhi Ağlatıp, Gâhi Güldüren
Günaydın demek, sadece olağan hayatın adet yerini bulsun misali
Şimdi gitmek mi lazım kalmak mı?
Bugün günlerden pişmanlık olsun
Rüyada Yaşasak Demeyenimiz Yok Gibiydi.
Muhteşem doğa içinde harika rotalar
Bize bıraktıklarına paha biçmek zor
Sonsuz saygı, sevgi ve şükranlarımızla
Her gün, her saat, her saniye ve her anımız, gizemli yolculuklara, yeni serüven, yaşam kavgası içinde yeni hayat maceralarına gebedir.
Kırk Sekizin Yediverenleri
Yeni Bir Yıl
Fotoğraf Erbabı Kıymetli Dost Erdinç Özal
MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR
Sizin çocukluğunuz nasıl geçti bilmem lâkin ilgimi çekmiyor da değil.
EHLİNE VERİLMEYEN HER İŞ, HER ŞEY ZİYANDIR...
Herkesin içindeki temiz dünya kadar güzelliklerle geçecek bayramlar dilerim