Çerezler Hakkında Bilgilendirme

Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tamam
13 Ağustos 2022, Cumartesi
Anasayfa Künye ve İletişim

Arama

Güvendiğimiz Köprünün Altında Vazgeçilmiş Sopalar

Öküz öldü ortaklık bozuldu, eski çamlar bardak oldu, o köprünün altından çok sular aktı.

Hele öyle bir deyim var ki söylemesi bile garip, söylemesi bile kemirir durur aklımın iplerini.

Körün gözü açılınca kırdığı ilk şey sopası olurmuş. Kırdığı, vaz geçtiği ilk şey onca yıllık kader ortağı, yoldaşı, sırdaşı, göremediğin ana içini yakan, ağlatan, güldüren hatıralarının haldeşi.

Şimdi diyeceksiniz ki bu deyimler, bu laflar, aralar, taraflar neye, kime, durduk yere nereden çıktı bu sözler? Başımıza icat çıkarma dediklerinizi de duyar gibi değil, çok yakınımdan kulağımın perdesinde hissetmiyorsam, ben de bir şey bilmiyorum.

Balıkesir'deki çok kıymetli dostum, sosyal medya platformları için benden şiir köşemde köşe yazısı yazmamı da isteyince bu yükün altından kalkmak için çok uğraşı harcamam gerektiğini biliyordum. Ve gerçekten de zor bir iş. Bu ikinci köşe yazım.

Ve bu sefer konu, konuğum VEFA ya da VEFASIZLIK olsun istedim.

Nerede kalmıştık? Deyimlerle başlamıştık değil mi söze?

Öküz öldü ortaklık bozuldu; yoka çıkılır, işe kalkışılır, emekler, zamanlar, yeri gelir yardımlar ikram edilir bir birine. Sonuçta başarmak da var, hüsran da. Zaten ya nasip deyip de çıkılmaz mı yola? E o zaman, baktın alacağın bir şey kalmadı haydi herkes yoluna mı denmeli? Yoksa...

O köprünün altından çok sular aktı; eskileri sorarız uzun bir zaman sonra yakın zamanda uğramadığımız anılarımızı depreştiren bir meskûn mahal. Sorarsın kim kaldı, kimler göçtü?

Aklına gelir kendini tanıtırsın. Çocukluğunun, gençliğinin geçtiği evi sorarsın. Yüzüne bakmadan yarım ağızla üstün körü karşılık, cevap vermek bile zül gelir, anlamsız üç beş kelime hepsi o kadar. Aslında demek ister ki senin bıraktığın gibi değiliz hem biz, hem evler en kötüsü de zaman içinde bizler değişim rüzgârında evrildik. Yani arkadaş ne sen eski sen, ne biz eski biz ne de zaman eski zaman.

O köprünün altından akan sular kaçıncı kuşak kim bilir kimler bilir?

Gelelim körün gözü açıldı mı kırdığı ilk sopası olurmuş. Artık kırdığı mı gözüne batar ondan mı, vaz geçtiği, görmek istemediği ilk şey! Asası, sopası, bastonu ne derseniz artık siz.

Sevgili dostlar, dostlar diyorum çünkü dostluklar o kadar kolay mı, dostum demek, karşılık beklemeden yardımına koşmak, iyi günde bizzat kötü gününde yanında olmak; emek ister değil mi? Sevgi ister, anlayış, hoş görü, yürekten samimiyet ister, vesaire vesaire daha onca eş değerini ekleyebiliriz.

Peki, yeri gelir kendinizden ödün verdiğiniz, zamanlarınızı gözünüzü kırpmadan hovardaca harcadığınız, sırt verdiğiniz, sırtınızı yasladığınız nasıl olurda bir anda hiç sebepsiz izahatta bulunmadan yüz üstü bırakır ve çıkar gider hayatınızdan. Yeni dağlar, yeni limanlar bulmak için mi, yoksa işi gereği mi?

Yani meşrebi mi böyleymiş diye kafanızı yorar durursunuz

Peki, insan insan dedikleri sadece etten kemikten mi, yoksa göğüs kafesinde taşıdığı et parçası burnunun direğini sızlatan da çıkar mı aralarından?

Devam edersek bu mevzu böyle uzar gider.

Size vefayı anlatmak istedim kısaca. Lokmamızı, bir yudum suyumuzu, anılarımızı, gözyaşlarımızı, tebessümlerimizi, sırlarımızı üleştiklerimizden beklediğimiz, bizim de göstermek konusunda ulvi ödevimiz, borcumuz olduğu VEFA...

Hani başta bahsettiğim deyimler var ya,

Öküz öldü ortaklık bozuldu, eski çamlar bardak oldu, o köprünün altından çok sular aktı ve en son olarak da körün gözü açılınca ilk sopasını kırarmış. Bunlar kardeş olmalı, iyi gezinirler mi yoksa küs müdürler, öz mü yoksa üvey mi bilmem doğrusu.

Bildiğim şudur ki, çekip gittiğiniz kapıya hatırınız olsun, olsun ki gün olur çıkar gelirseniz vefanızın yüzü suyu hürmetine belki yüzünüze açılır. Ama yine de siz bilirsiniz.

Ne demişler?

İyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir.

Aşk ola ki aştan, sevgiden, dosttan, dostluktan yana aşk olsun.

Vesselam...

Yücel Uysal Diğer Yazıları

Ömür ve Nefes

Hikayenin Adı Bir ÖMÜR'lük NEFES Olsun

İsimsiz

Kötü alışkanlıklarım var benim.

Göçmen Kızı

Şimdi Nereden Başlayayım

Hayallerimi Ektim

Benim öyle uçsuz bucaksız tarlalarım olmadı

Bayram Bir Yolculuksa

Bayram bir yolculuksa başlı başına. Yol kim, vuslat kim, yola revan olduran kim?

Bir Yuvanın Hikayesi

Şu koskoca şehir kaç yalnızlığı barındırıyor içinde

İnsanlık

Güzel olan sadece sen misin?

Diyecekleri Var

Yağmurların da diyecekleri var

Hüzün Depremleri

Şiirler hep hüzün depremleri yaşatır

Çocuk Gibi

Hayat bazen haylaz bir çocuk olmak

Yük

Taşınan yük ne eldedir ne omuzda ne de sırtta

Başka Ne İster?

Küçük bir sahil kasabası

Nasıl Silerim

Sen gitsen ben kalırım

Sussam

Sussam yalnızlık, konuşsam yalnızlık

Hayallerin Işıkları

Hayat Hep Siyah Beyaz mıdır?

Bir Yanım

Şimdiki aklım o zamanki hayallerime hükmetseydi eğer

Yol Verdim

Bugün gözlerimi açtım sen

Ödüyorum

Kendimi bazı zaman vadesi gelmiş borç gibi hissediyorum

Bir Gülüş

O kadar kolay kazanmadım ben yaralarımı

Söz Eşiği ve Gönül

Sözün eşiğinden demişti bir gönül dostum, sözün eşiğinden. Söz, eşiği ve gönül.

Mavi Pinokyo

Pinokyo desem, 80'lerde çocuksanız bir de ilk aklınıza gelen ne olur?

Siyah Beyaz Zamanlarda Çocuk Olmak

Bizim çocukluğumuzda her şey siyah beyazdı.

balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir.
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.
balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir.
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.