Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bedesten; Osmanlı'da kumaş, mücevher ve kıymetli eşyaların satıldığı eşit büyüklükte kubbelerle örtülü bir nevi kapalı çarşı der kaynaklar.
Arasta; çarşılarda, aynı tür ürünleri satan dükkânlara verilen addır der, aynı kaynaklar.
Bu kadar mıdır sizce de?
Başka hikâyesi yok mudur bu Bedesten ve Arastaların?
Mesela... Komşuluk ilişkileri, günlük telaşları, her mevsim kendi tadında büründüğü havalar, o çarşılara gelenlerin nevi, çeşidi, heyecanı vesaire vesaire...
Yani, demem o dur ki... O daracık sokaklarından geçen ayak izlerinin sahibi gölgeler. Ve onların düğün, dernek, sünnet, cenaze, mevlit ve daha başka telaşları, bazen sırf gezinmek, bazen iki satır el dost muhabbeti, bazen de elde kalanlarla nasıl yatırım ederim tasası için gelirler bedestene.
Bedestendeki kapı önü muhabbetleri, çaycının naraları, fırınlardan yükselen sıcacık mis gibi ekmek, gevrek kokuları kavuşur bulutlara. Kıraathanedeki teşbihçilerin mezatı, elindeki malı pazarlama kabiliyeti ve ona hipnoz alıcılar. Bunun yanında evlenecek yeni çiftler, çocuğu olacaklar, Hac ya da umre telaşı olanların hepsi bu sokaklarda alırlar soluğu. Böyledir işte bedestenin bağrına bastığı hayat hikâyeleri ve kendi yaşam yolculukları
Arastalar da ise zanaatlar konuşturur hünerini, ikna kabiliyetini. Kimileri için hayat okulunun ilk adımları tezgâhtarlık, çıraklık, kalfalık yeridir buralar. Geçerken birbirine nefes kadar yakın bu dükkânlar arasında unutulmaya yüz tutan meslekler çıkar karşınıza. Kimi zaman düşen yağmur damlaları ile yarışan usta elindeki çekiç, makina, makas çengileri karışır avlunun üzerine çatı mavi gökyüzüne.
Kim bilir kaç nesil, azınlıkta da olsalar atadan evlada kalan işletmeler devam ettirir bu meslekleri.
Sonuç olarak sevgili dostlar, üreten ve satanlar evlerine helalinden ekmek götürme, alıcılar ise elde avuçta olanı çokça harcamadan ihtiyaç ne varsa alıp eve gitme derdindedir bu bedesten ve arastalarda.
Eee pazarlık sünnettendir, pazarlık etmeden olur mu?
Besmeleyle başlayıp, Allah bereket versinle sonlanan her yeni gün şehrin o ekonomisindeki şah damarı mekânlarda.
Aşk ola
Hikayenin Adı Bir ÖMÜR'lük NEFES Olsun
Kötü alışkanlıklarım var benim.
Şimdi Nereden Başlayayım
Benim öyle uçsuz bucaksız tarlalarım olmadı
Bayram bir yolculuksa başlı başına. Yol kim, vuslat kim, yola revan olduran kim?
Şu koskoca şehir kaç yalnızlığı barındırıyor içinde
Güzel olan sadece sen misin?
Yağmurların da diyecekleri var
Şiirler hep hüzün depremleri yaşatır
Hayat bazen haylaz bir çocuk olmak
Taşınan yük ne eldedir ne omuzda ne de sırtta
Küçük bir sahil kasabası
Sen gitsen ben kalırım
Sussam yalnızlık, konuşsam yalnızlık
Hayat Hep Siyah Beyaz mıdır?
Şimdiki aklım o zamanki hayallerime hükmetseydi eğer
Bugün gözlerimi açtım sen
Kendimi bazı zaman vadesi gelmiş borç gibi hissediyorum
O kadar kolay kazanmadım ben yaralarımı
Sözün eşiğinden demişti bir gönül dostum, sözün eşiğinden. Söz, eşiği ve gönül.
Öküz öldü ortaklık bozuldu, eski çamlar bardak oldu, o köprünün altından çok sular aktı.
Pinokyo desem, 80'lerde çocuksanız bir de ilk aklınıza gelen ne olur?
Bizim çocukluğumuzda her şey siyah beyazdı.
Çocukluğumuzun mahallesi mi yoksa çocukluğumuzu sevdiren mahallemiz mi?
Her devrin çocukluğu da bir başka gençliği de
Sevgili okurlar sizlere bu defa bisiklete dair cümleler lütfu ikramda bulunacaktım ama o konuyu sonralara bıraktım. Neden derseniz eğer? Söyle ki;
Yazık çok yazık o zaman içindeki çocuğu özgür bırak
Kuzulu kapılardan geçilir bu köhne evlerin hayatlarına
Harmandalının heybetini özgerlerinde saklayanım
Ne Mutlu Türküm Diyene
En ağır yorgunluklar
Her anıyla adına yakışır bir festival
Sihiri ruhunda olan alameti mucize değil mi sizce?
Sesini duyuramadığın kalp
19 Eylül Gaziler Günü Münasebeti ve Anısına
Her şey gelir geçer dostluklar baki kalır
Kime güvenir bu naçiz gönül?
En koyusundan
Bisikletin envai çeşit seçenekleri ve yolculukları
Ömrüm adım adım tüketmekte kendini
Uzun Turlar
Kapılar diyorum
Denizden daha mavi gözler
Neredeyse Ekim ayının başından bu yana yollardayım
Kitap nasıl bir yolculuk yapar
Ne mutlu Türk'üm diyene!
İnsanlar arasında gözlere sırlı bir bağ vardır ki
Dün dinlediğim bir şiirde geçiyordu ve beni derinden etkilemişti.
Gök kubbedeki bulut tarlaları
Gök maviliklerden kalem tutuştursam eline
Gariban zamanların yokluk görmüş çocuklarıydık
Siyah Beyaz Hatırat, Anekdotlar
Sarıkamış deyince çok şeyler yazılır ve çizilir.
Nerede eksik kalmış çocukluk görsem
Herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim
Çocukluk zamanlarımdan hatırlıyorum
Can Bağıyla Birbirlerine Bağlı Olanlar
Harfler tek başına yağmur damlaları gibidir bazı zaman
İnsanın hayatında çınar ağaçları vardır.
İnsan elinde olanların kıymetini bilmesi gerekir
Eski sevdalara dair ne varsa öyle yaşamalı
Bundan sonra zor geçerim Toroslar'dan öte yana
Çanakkale... Söze Girince
En mukaddes ay
Ömürden Nefese AŞK OLA
Sana sen de benim gözlerim gibi baksaydın
2. yıla merhaba
İyi Bayramlar
Kabus gibi, buhran içinde geçen günlerin içinden
Önce aklını başına devşir
Ben, çocukluğumun tek şahidi olduğu eski mahallemi özledim
Öncesi evlatlık, ortası babalık
Ele güne karşı yapayalnız böyle de olmaz ki
Ne işe yarar eller, ellerimiz?
Eylül gelmiş diyorlar
Yıl 2013 güz aylarında başladı her şey. Ufak tefek atışmalar, sanılır ki iki ozan karşılıklı atışıyor
Okuyup, yazdığımız konuştuğumuz dil basittir aslında
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Farkımız İnsanlığa Adımlarımız
1997-2001 yılları arası geçen dört yıl
Yeni bir yıla merhaba dedik
Malumunuz 2023'ün son günlerinde hakemler gündemin başköşesinde
Limanda ne kadar gemi varsa hepsi de gittiler
Hepimizin bir ekmek parası telaşı var
Aşkın dini, milleti, rengi olur mu?
İnsanlığın doğduğu topraklar
Eski evlere yakışır mı fiyakalı vesikalar?
Öyle bir afet düşünün ki...
Hayatın her anının kıymetinin anlaşılma etkisi
Biraz mavilik bir tutam bulut heves eder yüreğim
Bazı zamanlar zamansızdır bazı anların ise tarifi imkansız
Çanakkale Geçilmez
Kutsalıdır her inancın kadın
Sevmek lazım yine de hayatı yoksa gerisi boş
Bayramımız bayram olsun
Kaldığı yerden başlamalı. Kaldığı yerden...
Ardında Bıraktığı Hoş Hatıralarla, Gâhi Ağlatıp, Gâhi Güldüren
Günaydın demek, sadece olağan hayatın adet yerini bulsun misali
Şimdi gitmek mi lazım kalmak mı?
Bugün günlerden pişmanlık olsun
Rüyada Yaşasak Demeyenimiz Yok Gibiydi.
Muhteşem doğa içinde harika rotalar
Bize bıraktıklarına paha biçmek zor
Sonsuz saygı, sevgi ve şükranlarımızla
Her gün, her saat, her saniye ve her anımız, gizemli yolculuklara, yeni serüven, yaşam kavgası içinde yeni hayat maceralarına gebedir.
Kırk Sekizin Yediverenleri
Yeni Bir Yıl
Fotoğraf Erbabı Kıymetli Dost Erdinç Özal
MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR
Sizin çocukluğunuz nasıl geçti bilmem lâkin ilgimi çekmiyor da değil.
EHLİNE VERİLMEYEN HER İŞ, HER ŞEY ZİYANDIR...
Herkesin içindeki temiz dünya kadar güzelliklerle geçecek bayramlar dilerim
4 yıl öncesine dayanır bu yolculuğun ilk kalp atışları
Çocuklarımız ile çocukluklarımız arasında uçurumlar var
Yolculuklarımız hep insana doğru, mücadelemiz hep yarınlarımız, gençlerimiz, çocuklarımızın iyi bir geleceğe sahip olması için
VAKİT ARTIK ÇOK GEÇ O LA CAK...
Bu sefer Çamlıca'dan değil Gönüllerin en mukaddes ufkundan yükseldi nağmeler
Sıralama yapsak çıkan sonuç kimi mutlu eder, kimleri mutsuz?
Malum mevsimlerin yazlık günlerine misafiriz ve... Düğünler, dernekler vs.
NE HAYALLER DÜŞTEN GERÇEĞE KAVUŞUR
BİR BENCİLLİĞİN RUHSUZLUĞU
Bisikletçiler ve Bisikletleri
YANAN ORMANLARIMIZ
ÇOCUKLUĞUM
ÇÜNKÜ ONLARA VEFÂ BORCUN VAR.
20-21 Eylül Keykubad Yolu Bisiklet Turu Hatırasına
Ulu bir kaledir GAZİ BALIKESİR
Bunları size öğretecek değilim
Sonra zamana küsmüş, kendine bile gecikmiş hatıralar
Aralık ayındayız… Yılın son virajında, ilahi bir iklimi soluruz bu ayda.
Bu sene de yapamadıklarımızda bahar yine yeni seneye kaldı
Göz açıp kapayasıya kadar kısa ömürle
Önümüzde iki resim, iki fotoğraf, bu iki görselde iki farklı nesil var