Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Sabah uyanırken, bir dostumuz aradığında, uzun zamandır okumayı planladığımız kitabı elimize almadığımızda, hatta bazen kendimize dönüp bakmamız gerektiğini hissettiğimiz o kısa anlarda bile… Hep aynı gerekçe: Zaman yok.
Ne garip bir çağdayız. Teknoloji ilerledikçe, hayatımızı kolaylaştıran araçlar çoğaldıkça, aslında daha fazla zamana sahip olmamız gerekmez miydi? Ama tam tersi oldu. Zaman kazanmak için icat ettiğimiz her şey, sanki bizden biraz daha zaman çaldı. Artık daha hızlıyız, ama daha yetişemez haldeyiz. Daha bağlantılıyız, ama daha kopuğuz. Ve en çok da kendimizden uzağız.
Gerçek şu ki, zaman hiçbir zaman yok olmadı. Saatler hâlâ altmış dakika, günler hâlâ yirmi dört saat. Değişen şey, zamanın kendisi değil; bizim onunla kurduğumuz ilişki.
Eskiden insanlar “meşgulüm” derdi, şimdi “zamanım yok” diyor. Aradaki fark ince ama önemli. Meşgul olmak, bir şeyle uğraştığını gösterir. Ama zamanının olmadığını söylemek, sanki hayatın kontrolünün sende olmadığını ima eder. Sanki birileri gelip saatlerini senden almış gibi… Oysa gerçek çok daha basit ve belki de daha rahatsız edici: Zaman var, ama biz onu nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz.
Gün içinde yaptıklarımızı şöyle bir düşünelim. Kaç saatimizi gerçekten isteyerek, bilinçli bir şekilde harcıyoruz? Kaç saatimiz farkında olmadan akıp gidiyor? Sosyal medyada “bir bakıp çıkacağım” diye girip saatlerce kaldığımız anlar, gereksiz tartışmalar, ertelenen işler, yarım bırakılan niyetler… Zaman, en çok bu görünmez sızıntılardan kayboluyor.
Ama mesele sadece verimsizlik de değil. Asıl mesele, öncelik meselesi.
“Zamanım yok” dediğimiz çoğu şey, aslında “buna öncelik vermiyorum” anlamına geliyor. Bir arkadaşımızı aramamak, ailemizle daha fazla vakit geçirmemek, sağlığımızı ihmal etmek, hayallerimizi ertelemek… Bunların hepsi zaman yokluğundan değil, tercihlerin sonucudur. Bu cümleyi bu kadar sık kullanmamızın sebebi de belki budur: Gerçekle yüzleşmemek.
Çünkü “zamanım yok” demek kolaydır. Ama “ben bunu yeterince önemli bulmadım” demek cesaret ister.
Modern hayat bize sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini fısıldıyor. Daha üretken ol, daha hızlı ol, daha çok kazan, daha çok yetiş… Bu bitmeyen liste içinde, insanın kendine ayırdığı zaman neredeyse lüks haline geldi. Oysa insan, sadece üreten bir varlık değildir. Aynı zamanda düşünen, hisseden, dinlenen, anlam arayan bir varlıktır.
Durmak, artık neredeyse unutulmuş bir eylem. Oysa bazen en çok ihtiyacımız olan şey, hiçbir şey yapmamaktır.
Bir pencerenin önünde oturup dışarıyı izlemek. Bir fincan çayı acele etmeden içmek. Sevdiğin bir insanla sessizce yan yana durmak. Bunlar zaman kaybı değil, hayatın ta kendisidir.
Bir gün geri dönüp baktığımızda, kaçırdığımız anları telafi etme şansımız olmayacak. Bir anneyle edilen sohbet, bir dostla paylaşılan kahkaha, bir çocuğun anlattığı hikâye… Bunlar ertelendiğinde aynı şekilde geri gelmez. Çünkü zaman, sadece geçen bir şey değildir; aynı zamanda biriken ya da eksilen bir hatıradır. Ve hayat, hatırladıklarımız kadardır.
Belki de artık o alışkanlık haline gelmiş cümleyi değiştirme zamanı gelmiştir. “Zamanım yok” demek yerine, kendimize daha dürüst bir ifade kullanmak:
“Buna zaman ayırmıyorum.”
Bu cümle ilk başta sert gelebilir. Ama içinde büyük bir farkındalık taşır. Çünkü sorumluluğu dış etkenlerden alıp tekrar bize verir. Zamanın kontrolünü yeniden elimize bırakır. Ve belki de asıl değişim tam burada başlar.
Zaman yaratılmaz. Zaman bulunmaz. Zaman, ayrılır. Kimin için, ne için, ne kadar ayırdığımız ise kim olduğumuzu belirler.
Sonunda şunu kabul etmek gerekir:
Hepimizin zamanı var. Ama herkesin öncelikleri farklı. Ve hayat, tam da o önceliklerin toplamıdır.
Balıkesir, sporla hem gençliğini diri tutabilir hem de Türkiye'ye örnek bir şehir haline gelebilir.
Bayram Sabahları
Yılın en anlamlı günlerinden biridir Babalar Günü
Süreklilik Arz Eden, Derin Bir Süreç
Tarım, Hayvancılık, Çiftçi
İKLİM KANUNLARI MI, ÖZGÜRLÜĞÜN KAYIP NOKTASI MI?
Fifa Dünya Kulüpler Kupası maçlarını izlemek
Balıkesir’in Kaybolan Neşesi
Kalbin Konuştuğu Dil
Boksun Estetikle Dansı
Balıkesir nasıl gelişir, nasıl değişir, nasıl kendi kendini geliştirir?
YERİN SESSİZ İSYANI
BALIKESİR SOFRASI
Bazı zaferler sadece cephede kazanılmaz
Yıl 1919
12 Eylül’ün yıl dönümüne ithafen
Zamanın ayak izleri, her birimizin kalbinde başka başka şekillerde belirir.
Biz bu oyunu gerçekten seviyoruz
Sonsuzluğu hayal eden bir kalp, geçici olanla kendini kandırmamalı
ÖNGÖRÜSEL KODLAMA VE ALGISAL TAMAMLAMA
İnsanlık tükenmeyecektir
Bir Ömrün Sessiz Hırsızlarına Dair
İnsanın hayatında bir dönem gelir
SADECE BİR ÜLKENİN DEĞİL, BİR İNSANLIĞIN YASI
Bir bardak çay içimlikmiş bir ömür meğer…
Bugün 24 Kasım
Her şehirde bazı insanlar vardır
Hayatta insanın içini en çok acıtan şey, yanlış yaptıkları değil
Belki de en büyük çığlık, erkeğin sessizliğinde gizli
Boks Kavga Değildir, Gücün Bilgiyle Terbiye Edildiği Spordur
Hayatın Rengine Dokunan Bir Umut
Yapay Zekâyı Anlamak
Müzik, kulağa gelen hoş bir ses olmaktan çok daha fazlasıdır
Hayat, elimizde tutmaya çalıştığımız ama parmaklarımızın arasından sürekli kayan ince bir kum
Son yıllarda evrenle aramız epey samimi
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum
İnsanlık tarihi, karanlıktan aydınlığa doğru atılan adımların hikâyesidir.
Bazı anılar vardır; fotoğrafı yoktur, tarihi belli değildir,
On bir ayın sultanı Ramazan
Direksiyonda kimin olduğu, gideceğimiz yolu belirler.
Sabah gözümüzü açar açmaz başlıyor karar maratonu
Yaşamak bir sanattır; herkes yaşamayı beceremez
Hayatın En Değerli Yatırımı
“Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün” sözü, Anadolu irfanının en sert ama en merhametli uyarılarından biridir.
Düşüncelerimizin Üzerine Çöken Sessiz Bulut
Günümüz dünyasında herkes bir sahnede
İnsan olmak üzerine sayısız kitap yazıldı, teoriler üretildi, felsefeler kuruldu.
Hayatın Sessiz Mimarı
Sevgi ve emekle geçen bir ömür…
19 Mayıs, sadece bir takvim yaprağı değildir. Bir milletin küllerinden yeniden ayağa kalkmaya karar verdiği gündür.
Sabahın erken saatinde okul servisine yetişmeye çalışan çocuklar
Modern çağın en büyük paradokslarından biri şu olabilir
İnsan, annesinin elini ilk tuttuğu günü hatırlamaz.
Bazı dönemler vardır; insanlar yaşadıkları çağın farkında olmadan yaşarlar.
Futbol, dünyanın en basit görünen ama en karmaşık oyunlarından biri.