Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Ona dilekler fısıldıyoruz, mesajlar gönderiyoruz, hatta bazen sitem ediyoruz. “Ben istedim ama olmadı,” diyoruz; “Demek ki evren beni duymadı.” Sosyal medyada bolca rastladığımız bu cümleler, modern insanın yeni bir muhatap bulduğunu gösteriyor: Görünmez, soyut ama bir o kadar da sorumlu tutulan evren.
“Evrene sözünü dinletmek” kulağa güçlü geliyor. Kontrol hissi veriyor. Sanki doğru kelimeleri seçersek, doğru saatte istersek, yeterince inanırsak kozmik bir sekreter not alıp gereğini yapacak. Ama durup düşününce insanın aklına şu soru geliyor: Evrene sözümüzü dinletmeye çalışırken, kendimize ne kadar kulak veriyoruz?
Çünkü çoğu zaman evrenden istediklerimiz, aslında kendimize söyleyemediklerimiz. Cesaret edemediklerimiz. Ertelediklerimiz. “Evren bana bunu versin” dediğimizde, “Ben bunun için ne yapıyorum?” sorusu genelde araya kaynıyor. Evren, iyi bir bahane olabiliyor: Olursa evrenden, olmazsa kaderden deyip kendimizi avutuyoruz.
Oysa hayat, dilek listesiyle çalışan bir sistem değildir. İstemek önemli, evet. Niyet etmek, yön belirler. Ama niyet, hareketsiz kaldığında sadece güzel bir temenniden ibaret olur. Evreni ikna etmeye çalışmak yerine, belki de önce kendimizi ikna etmemiz gerekiyordur: Değişmeye, risk almaya, sorumluluk üstlenmeye gibi..
Bir de şu var: Evrene “söz dinletmek” dili, fark etmeden bizi merkezde konumlandırıyor. Sanki her şey bizim etrafımızda dönmeliymiş gibi. Oysa insanın olgunlaşması, her isteğinin gerçekleşmediği gerçeğiyle yüzleşmesiyle başlıyor. Bazı kapılar kapanıyor, çünkü başka bir yere yönelmemiz gerekiyor. Bazı gecikmeler var, çünkü henüz hazır değiliz.
Aslında evren bizden çok şey istemiyor. Büyük laflardan, süslü ritüellerden ziyade, daha dürüst sorular bekliyor: “Ben gerçekten ne istiyorum?” “Bunu neden istiyorum?” “Bu isteğin bedelini ödemeye hazır mıyım?” Bu sorulara verilen net cevaplar, evrene gönderilen en güçlü mesajlardır.
Evrene sözünü dinletmek yerine, hayatla iş birliği yapmayı denesek? İşaret aramak yerine, adım atsak. Beklemek yerine, denesek. Çünkü bazen evren susmaz; ama biz duymayız. Bazen cevap gelmez; çünkü soru yanlıştır.
Belki de mesele, evrene hükmetmek değil. Onunla aynı frekansta olabilmektir. Ve bu frekans, çoğu zaman mistik değil; oldukça dünyevi bir yerden geçiyor: Emek, farkındalık ve cesaret gibi…
Evrenle konuşmaya devam edelim elbette. Ama arada aynaya da bakalım. Çünkü bazen cevap, çok yakınımızda içimizde bir yerlerde olabilir.
Balıkesir, sporla hem gençliğini diri tutabilir hem de Türkiye'ye örnek bir şehir haline gelebilir.
Bayram Sabahları
Yılın en anlamlı günlerinden biridir Babalar Günü
Süreklilik Arz Eden, Derin Bir Süreç
Tarım, Hayvancılık, Çiftçi
İKLİM KANUNLARI MI, ÖZGÜRLÜĞÜN KAYIP NOKTASI MI?
Fifa Dünya Kulüpler Kupası maçlarını izlemek
Balıkesir’in Kaybolan Neşesi
Kalbin Konuştuğu Dil
Boksun Estetikle Dansı
Balıkesir nasıl gelişir, nasıl değişir, nasıl kendi kendini geliştirir?
YERİN SESSİZ İSYANI
BALIKESİR SOFRASI
Bazı zaferler sadece cephede kazanılmaz
Yıl 1919
12 Eylül’ün yıl dönümüne ithafen
Zamanın ayak izleri, her birimizin kalbinde başka başka şekillerde belirir.
Biz bu oyunu gerçekten seviyoruz
Sonsuzluğu hayal eden bir kalp, geçici olanla kendini kandırmamalı
ÖNGÖRÜSEL KODLAMA VE ALGISAL TAMAMLAMA
İnsanlık tükenmeyecektir
Bir Ömrün Sessiz Hırsızlarına Dair
İnsanın hayatında bir dönem gelir
SADECE BİR ÜLKENİN DEĞİL, BİR İNSANLIĞIN YASI
Bir bardak çay içimlikmiş bir ömür meğer…
Bugün 24 Kasım
Her şehirde bazı insanlar vardır
Hayatta insanın içini en çok acıtan şey, yanlış yaptıkları değil
Belki de en büyük çığlık, erkeğin sessizliğinde gizli
Boks Kavga Değildir, Gücün Bilgiyle Terbiye Edildiği Spordur
Hayatın Rengine Dokunan Bir Umut
Yapay Zekâyı Anlamak
Müzik, kulağa gelen hoş bir ses olmaktan çok daha fazlasıdır
Hayat, elimizde tutmaya çalıştığımız ama parmaklarımızın arasından sürekli kayan ince bir kum
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum
İnsanlık tarihi, karanlıktan aydınlığa doğru atılan adımların hikâyesidir.
Bazı anılar vardır; fotoğrafı yoktur, tarihi belli değildir,
On bir ayın sultanı Ramazan
Direksiyonda kimin olduğu, gideceğimiz yolu belirler.
Sabah gözümüzü açar açmaz başlıyor karar maratonu
Yaşamak bir sanattır; herkes yaşamayı beceremez
Hayatın En Değerli Yatırımı
“Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün” sözü, Anadolu irfanının en sert ama en merhametli uyarılarından biridir.
Düşüncelerimizin Üzerine Çöken Sessiz Bulut
Hepimizin diline yerleşmiş, neredeyse refleks haline gelmiş bir cümle var: Zamanım yok
Günümüz dünyasında herkes bir sahnede
İnsan olmak üzerine sayısız kitap yazıldı, teoriler üretildi, felsefeler kuruldu.
Hayatın Sessiz Mimarı
Sevgi ve emekle geçen bir ömür…
19 Mayıs, sadece bir takvim yaprağı değildir. Bir milletin küllerinden yeniden ayağa kalkmaya karar verdiği gündür.
Sabahın erken saatinde okul servisine yetişmeye çalışan çocuklar
Modern çağın en büyük paradokslarından biri şu olabilir
İnsan, annesinin elini ilk tuttuğu günü hatırlamaz.
Bazı dönemler vardır; insanlar yaşadıkları çağın farkında olmadan yaşarlar.
Futbol, dünyanın en basit görünen ama en karmaşık oyunlarından biri.