Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Zülfü Livaneli'nin o sarsıcı dizeleri, bize aslında hiç bitmeyen bir soruyu yeniden soruyor: Bir insan ömrünü neye vermeli?
Ömür dediğin, yürüyen için de aynı, yolda kalan için de… Hepimiz bir yerlere yetişiriz sanıyoruz ama sonunda anlıyoruz ki yolun kendisiymiş bütün hikâye. Yürürken savrulan yapraklar gibi, kimi gün rüzgâra karşı direniyoruz, kimi gün rüzgârla akıyoruz. Ve bu akışta neyin peşine düştüğümüz, neyi omuzladığımız, neyi gözümüzden sakındığımız bize kim olduğumuzu fısıldıyor.
Kapı çalındığında yüreğin ürperiyorsa, bu hayatta hâlâ bağ kurabiliyorsun demektir. İnsan, en çok aldandığı yerden büyür, en çok güvendiğine yaslanır, en çok sevdiğine yenilir. Dünya ise kimsenin sığınağı değil; demir sandıklar, mühürlü anılar, yarım kalan sözler hep orada durur ama insan yine de yürür. Çünkü ömür, hatırladıklarımızın toplamından çok, affettiklerimizin, geride bıraktıklarımızın ağırlığıyla şekillenir.
Ayrılık gününün kör derelerinde biriken acı bile, sonunda nehre karışır. Hiçbir duygu, hiçbir yara sabit kalmaz; hepsi akar, hepsi değişir. Ömür dediğin biraz da budur: Elimizde tutamadıklarımızın bize öğrettiği sabır…
Ve işte asıl soru burada yükseliyor:
Ömrümüzü neye vermeliyiz?
Paraya mı?
Onura mı?
Dikenli yollardan geçmeyi göze alacak cesarete mi?
Yoksa bir ağacın köküne inip, toprağın derinliğinde saklı anlamı bulmaya mı?
Belki de hayata tutunmak, rüzgârda savrulurken bile kendi yönünü unutmamakla ilgilidir. Bir yaprak gibi çırpınsak da, bir gün toprağa döneceğimizi bilerek yaşamak… Çünkü insan ömrünü neye verirse, zamanı geldiğinde yüzüne o bakar.
Kimimiz sevgiyi seçer, kimimiz mücadeleyi, kimimiz evladımızın gözlerindeki ışığı, kimimiz bir şehri güzelleştirmeyi, kimimiz ise bir kişinin kalbine dokunmayı… Ama kesin olan bir şey var:
İnsan ömrünü anlamlı olana vermeli.
Kendi vicdanına, kendi temiz izine, kendi hakikatine…
Gerisi rüzgâr, gerisi savrulan yaprak…
Balıkesir, sporla hem gençliğini diri tutabilir hem de Türkiye'ye örnek bir şehir haline gelebilir.
Bayram Sabahları
Yılın en anlamlı günlerinden biridir Babalar Günü
Süreklilik Arz Eden, Derin Bir Süreç
Tarım, Hayvancılık, Çiftçi
İKLİM KANUNLARI MI, ÖZGÜRLÜĞÜN KAYIP NOKTASI MI?
Fifa Dünya Kulüpler Kupası maçlarını izlemek
Balıkesir’in Kaybolan Neşesi
Kalbin Konuştuğu Dil
Boksun Estetikle Dansı
Balıkesir nasıl gelişir, nasıl değişir, nasıl kendi kendini geliştirir?
YERİN SESSİZ İSYANI
BALIKESİR SOFRASI
Bazı zaferler sadece cephede kazanılmaz
Yıl 1919
12 Eylül’ün yıl dönümüne ithafen
Zamanın ayak izleri, her birimizin kalbinde başka başka şekillerde belirir.
Biz bu oyunu gerçekten seviyoruz
Sonsuzluğu hayal eden bir kalp, geçici olanla kendini kandırmamalı
ÖNGÖRÜSEL KODLAMA VE ALGISAL TAMAMLAMA
İnsanlık tükenmeyecektir
Bir Ömrün Sessiz Hırsızlarına Dair
İnsanın hayatında bir dönem gelir
SADECE BİR ÜLKENİN DEĞİL, BİR İNSANLIĞIN YASI
Bir bardak çay içimlikmiş bir ömür meğer…
Bugün 24 Kasım
Her şehirde bazı insanlar vardır
Hayatta insanın içini en çok acıtan şey, yanlış yaptıkları değil
Belki de en büyük çığlık, erkeğin sessizliğinde gizli
Boks Kavga Değildir, Gücün Bilgiyle Terbiye Edildiği Spordur
Hayatın Rengine Dokunan Bir Umut
Yapay Zekâyı Anlamak
Müzik, kulağa gelen hoş bir ses olmaktan çok daha fazlasıdır
Son yıllarda evrenle aramız epey samimi
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum