Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
“İyi bir CV hazırla, gerisi gelir.”
Diplomalar toplandı, sertifikalar biriktirildi,
Satır araları başarı hikâyeleriyle dolduruldu.
Ama bugün birçok genç hâlâ aynı soruyla baş başa:
“Peki ya şimdi?”
Çünkü artık sadece CV yetmiyor.
Yeniçağ, insanlara geçmişlerini değil,
Geleceklerini soruyor.
Bugün bir gencin kaç okul bitirdiğinden çok,
Hangi sorunlara kafa yorduğu,
Hangi alanlarda kendini geliştirdiği
Ve topluma nasıl bir değer üretmek istediği önem kazanıyor.
İşte bu noktada karşımıza yeni bir kavram çıkıyor:
Öz Gelecek.
Öz Gelecek;
Bir insanın içindeki potansiyeli fark etmesi,
Kendi yolunu inşa etmesi
Ve başkalarının çizdiği kalıplara mahkûm olmamasıdır.
Toplum olarak gençleri uzun süre şuna şartlandırdık:
“Bir yere gir, tutun, sesini çıkarma.”
Oysa bugünün dünyası;
Sorgulayanı, üreteni, öğrenmeye açık olanı
Ve sorumluluk alabileni ayakta tutuyor.
Artık gençler sadece “iş arayan” değil,
Aynı zamanda değer sunan bireyler olmak zorunda.
Bu da cesaret ister, emek ister, sabır ister.
Öz Gelecek;
Başkasının hayaliyle değil,
Kendi niyetiyle yürüyenlerin yoludur.
Toplum olarak bu dönüşümü görmek zorundayız.
Gençleri yalnızca notlarıyla, diplomalarıyla değil;
Bakış açılarıyla, meraklarıyla ve vicdanlarıyla değerlendirmeliyiz.
Çünkü güçlü toplumlar;
Ezber bozan bireylerle,
Geleceğini düşünen gençlerle kurulur.
Ve şunu artık açıkça söylemeliyiz:
Gelecek, CV'si kabarık olanların değil;
Özünü tanıyanların olacak.
ÜZÜLDÜK..
Gemi su alır ise hep beraber batarız
Yapmak İstemeyen Mazeretini Bulur
Gerçekten hazır mısın?
Memleket dediğin yer, çocukluğunun saklandığı en güzel köşedir
Başlamak, en güçlü eylemdir
Sporcu, sadece sahada değil hayatta da kazanır
Marka teknik direktör olmak, başarıyı garantiler mi?
Bazen öyle bir an gelir ki, her şey üst üste gelir
Bilgi ve Yetki Arasındaki Uçurum
Hepimizin bir “güvenli limanı” vardır
Hayat, kimine sıcak bir yuva, kimine dar bir sokak sunarak başlar
Bazı akşamlar olur. İnsan kalabalığın içinde yapayalnız hisseder
Toplumlar yalnızca yüksek sesle konuşanlar tarafından yönetilmez
Birilerini “yakınımız” olduğu için mi seçiyoruz, yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz insanlar oldukları için mi?
Balıkesir’de spor konuşurken sıkça aynı cümleleri duyarız:
Hayat uzun bir merdiven gibidir. Kimi hızlı çıkar, kimi ağır ağır
İş dünyasında en büyük yorgunluk fiziksel değil, zihinseldir
Dünyayı değiştirmek büyük bütçelerle, güçlü makamlarla ya da kalabalık kitlelerle mümkün sanılır
Çocuklar nasihati değil, hayatı izler
Dünya dönüyor
Biz hayatın içinde mi yaşıyoruz, yoksa hayat bizim yanımızdan akıp gidiyor mu?
“Avrupa Avrupa duy sesimizi…” Bu sadece bir tezahürat değildi.
Benim bir B planım var mı? Yoksa sadece bir umudum mu var?
Bir şehrin vizyonunu sadece yolları, binaları veya nüfusu belirlemez
Bazı şehirler vardır. Sahip oldukları potansiyelin farkındadır ve hedef büyütürler.
GELİYOR BİZİM ÇOCUKLAR
Bazen futbol çok acımasızdır.
Başarı Tesadüf Değil, Sistemin Sonucudur
Kazanan Sadece Şampiyon Olmadı, Doğru Sistemi Kurabilenler Kazandı
Balıkesirspor İçin Bir Kampanyadan Fazlası
Hayatım boyunca Eylül ayı geldiğinde farklı bir duyguya kapılırım.
Türkiye, Dünya Kupası’na katılma başarısının ardından uzun zamandır ilk kez yeniden farklı bir heyecan yaşadı.