Çerezler Hakkında Bilgilendirme

Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tamam
6 Ekim 2026, Salı
Anasayfa Künye ve İletişim

Arama

A LİGİ BİZE AĞIR MI GELDİ?

Türkiye, Dünya Kupası’na katılma başarısının ardından uzun zamandır ilk kez yeniden farklı bir heyecan yaşadı.
Milli Takımımızın Dünya Kupası yolculuğu hepimiz için büyük bir mutluluk kaynağı oldu.

Ardından ilk kez mücadele edeceği A Ligi'nde Avrupa'nın güçlü futbol ülkeleriyle karşılaşmaya başladık.

Milli Takımımızı Kocaeli'de Fransa karşısında canlı olarak izledim.

Sonrasında Bursa'da, son üç Dünya Kupası'na katılamamış ve uzun süredir eski günlerinden uzak görüntü veren İtalya karşısında alınan ağır mağlubiyet geldi.

Ardından deplasmanda Belçika karşısında nasıl bir reaksiyon göstereceğimiz merak edilirken, Avrupa'nın farklı ülkelerinde yaşayan gurbetçilerimizin de büyük desteğiyle adeta kendi evimizde oynadığımız karşılaşmada yine ağır bir sonuçla karşılaştık.

İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:

Acaba A Ligi bize gerçekten ağır mı geldi?

Bence mesele sadece A Ligi değil.

Mesele, Türk futbolunun yıllardır bu seviyelere çıkarken arkasında ne kadar sağlam bir futbol aklı ve sürdürülebilir bir sistem oluşturabildiğidir.

Biz maalesef sonuçlar üzerinden yaşamaya çok alıştık.

Kazandığımızda her şey mükemmel…

Kaybettiğimizde ise her şey kötü!

Sevinçlerimiz de üzüntülerimiz de günlük.

Oysa futbol; günlük başarılarla değil, yıllar içerisinde oluşturulan doğru planlarla gelişir.

KISA, ORTA VE UZUN VADELİ PLANIMIZ VAR MI?

Asıl sorulması gereken soru bence budur.

Türkiye'nin futbolda kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri nedir?

Altyapıda neyi hedefliyoruz?

Oyuncu yetiştirme modelimiz nedir?

Antrenör yetiştirme konusunda hangi noktadayız?

Kulüplerimizin ekonomik ve sportif sürdürülebilirliği nasıl sağlanacak?

Profesyonel liglerden amatör futbola kadar bütün futbol piramidinin birbirine bağlantısı var mı?

Ve en önemlisi…

Türk futbolunun 5, 10 ve 15 yıl sonra nerede olmasını istiyoruz?

Bu soruların cevaplarını yalnızca Milli Takım üzerinden aramak mümkün değil.

Çünkü Milli Takım, ülkedeki futbol sisteminin vitrinidir.

Vitrindeki görüntüyü değiştirmek istiyorsak önce mağazanın tamamına bakmamız gerekiyor.

TÜRK FUTBOLUNDA BÜYÜK BİR FIRSAT VAR

Türkiye Futbol Federasyonu'nun bugün yaşadığı tartışmalar, değişimler ve belirsizlikler doğru yönetildiği takdirde aslında Türk futbolu adına önemli bir fırsata da dönüşebilir.

Çünkü yeni bir döneme girilecekse sadece isimlerin değişmesi yetmez.

Zihniyetin, yapılanmanın ve hedeflerin de değişmesi gerekir.

Burada özellikle dikkatle incelenmesi gerektiğini düşündüğüm bir model var:

Türk Voleybolu.

Voleybolda son yıllarda ortaya konulan yapılanma, altyapı yaklaşımı, milli takım organizasyonu, uluslararası vizyon ve sürdürülebilir başarı anlayışı Türk futbolu açısından da ciddi şekilde analiz edilmelidir.

Elbette futbolla voleybolun dinamikleri aynı değildir.

Ama bir spor branşının dünya seviyesinde nasıl sistemli bir şekilde büyütülebileceğine dair önemli dersler çıkarmak mümkündür.

TÜRK FUTBOLUNA ACİL SWOT ANALİZİ

Artık Türk futbolunun duygularla değil, verilerle masaya yatırılması gerektiğine inanıyorum.

Güçlü yönlerimiz…

Zayıf yönlerimiz…

Fırsatlarımız…

Tehditlerimiz…

Bunları bütün futbol piramidini kapsayacak şekilde ortaya koymalıyız.

Ve ardından sadece rapor hazırlamakla kalmayıp;

reel, uygulanabilir ve ölçülebilir projeleri hayata geçirmeliyiz.

Profesyonel futbol…

Altyapı…

Antrenör eğitimi…

Hakemlik…

Oyuncu gelişimi…

Kulüp yönetimi…

Scout ve veri analizi…

Spor bilimleri…

Kadın futbolu…

Amatör futbol…

Tesisleşme…

Ve futbol ekonomisi…

Hepsi aynı stratejinin parçaları olmalı.

Çünkü Avrupa futbolunun neredeyse en alt kademesinden en üst seviyesine kadar birçok ülke sistemlerini yıllardır geliştirirken bizim hâlâ çoğu zaman günü kurtarmaya çalışmamız sürdürülebilir değildir.

ARTIK SADECE “BAŞARILI OLALIM” DEMEMELİYİZ

Artık hedefimizi daha net koymalıyız.

Bugün değil, 2030'u; 2035'i; hatta 2040'ı konuşmalıyız.

Bugünün Milli Takımı kadar, yarının Milli Takımı'nı da düşünmeliyiz.

Bugünün futbolcusunu değil, 10 yıl sonra A Milli Takım formasını giyecek çocuğu bugünden planlamalıyız.

Bugünün teknik direktörünü değil, 10 yıl sonra Avrupa'nın en önemli kulüplerinde görev yapabilecek Türk antrenörlerini yetiştirmeyi hedeflemeliyiz.

Kısacası;

Sonuçları değil, sistemi yönetmeliyiz.

Belki de bugün yaşadığımız ağır mağlubiyetler bize bir şey anlatıyor.

A Ligi bize ağır gelmiş olabilir.

Ama bundan daha önemlisi şu:

A Ligi seviyesinde kalıcı olabilecek bir futbol sistemi kurabildik mi?

Bence asıl cevaplamamız gereken soru budur.

Çünkü Türk futbolunun ihtiyacı bir günlük heyecan, bir maçlık başarı veya bir turnuva coşkusu değildir.

İhtiyacımız olan şey;

akıl, plan, liyakat, sürdürülebilirlik, bilim ve vizyondur.

Türkiye'nin futboldaki potansiyeli ortadadır.

Şimdi yapılması gereken, bu potansiyeli doğru bir sistem içerisinde gerçeğe dönüştürmektir.

Türk futbolunun yeniden yapılanmaya değil, doğru bir futbol aklıyla yeniden inşa edilmeye ihtiyacı var.

Ve belki de bugün bunun için en doğru zamandayız.

Çünkü bazen ağır bir mağlubiyet, yıllardır görmezden geldiğimiz gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze koyar.

Şimdi mesele kaybettiğimiz maçlara üzülmek değil…

O maçlardan nasıl bir Türk futbolu çıkaracağımıza karar vermektir.

Eren Koç Diğer Yazıları

SPORTİF BAŞARIMI YOKSA SÜRDÜREBİLİRLİK Mİ?

ÜZÜLDÜK..

DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR

Gemi su alır ise hep beraber batarız

YAPMAK İSTEYEN YOLUNU BULUR

Yapmak İstemeyen Mazeretini Bulur

HAZIRSAN BAŞLAR:

Gerçekten hazır mısın?

MEMLEKET ÇOCUĞU

Memleket dediğin yer, çocukluğunun saklandığı en güzel köşedir

BAŞLAMAK İÇİN MÜKEMMEL OLMAYA GEREK YOK

Başlamak, en güçlü eylemdir

SPORCUNUN BAŞARI YOLU

Sporcu, sadece sahada değil hayatta da kazanır

FUTBOLDA MARKA TEKNİK DİREKTÖR BAŞARININ GARANTİSİ Mİ?

Marka teknik direktör olmak, başarıyı garantiler mi?

HAYAT KAYBEDENLERİN DEĞİL PES EDENLERİN MEZARLARIYLA DOLUDUR

Bazen öyle bir an gelir ki, her şey üst üste gelir

BİLGİLİ İNSANLARIN YETKİSİ YOK YETKİLİ OLANLARIN BİLGİSİ YOK

Bilgi ve Yetki Arasındaki Uçurum

KONFOR ALANININ SICAK KUCAĞINDAN ÇIKMAK

Hepimizin bir “güvenli limanı” vardır

DOĞDUĞUN EV KADERİN DEĞİLDİR

Hayat, kimine sıcak bir yuva, kimine dar bir sokak sunarak başlar

GEÇMİŞİN ÖZLEMİ Mİ, GELECEĞİN ÜMİDİ Mİ?

Bazı akşamlar olur. İnsan kalabalığın içinde yapayalnız hisseder

DAVUL KİMDE, TOKMAK KİMDE?

Toplumlar yalnızca yüksek sesle konuşanlar tarafından yönetilmez

HAMİLİNE YAKINIMDIR: TORPİL MEKANİZMASI

Birilerini “yakınımız” olduğu için mi seçiyoruz, yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz insanlar oldukları için mi?

BAZI KAPILAR NEDEN AÇILMAZ?

Balıkesir’de spor konuşurken sıkça aynı cümleleri duyarız:

ÖZ GELECEK:GENÇLERİN VE TOPLUMUN YENİ SERMAYESİ

Uzun yıllar boyunca bize şunu öğrettiler:

MERDİVENLERİ ÇIKARKEN SELAM VER İNERKEN LAZIM OLACAK

Hayat uzun bir merdiven gibidir. Kimi hızlı çıkar, kimi ağır ağır

TAKMAYIN KAFAYA

İş dünyasında en büyük yorgunluk fiziksel değil, zihinseldir

DEĞİŞİM BEKLEYEN DEĞİL DEĞİŞİMİ BAŞLATAN OLUN

Dünyayı değiştirmek büyük bütçelerle, güçlü makamlarla ya da kalabalık kitlelerle mümkün sanılır

ÇOCUKLAR BİZİ İZLİYOR

Çocuklar nasihati değil, hayatı izler

DURDUĞUN KABAHAT

Dünya dönüyor

HAYATI OKUMAK

Biz hayatın içinde mi yaşıyoruz, yoksa hayat bizim yanımızdan akıp gidiyor mu?

AVRUPA AVRUPA DUY SESİMİZİ

“Avrupa Avrupa duy sesimizi…” Bu sadece bir tezahürat değildi.

B PLANI

Benim bir B planım var mı? Yoksa sadece bir umudum mu var?

ORGANİZASYON

Bir şehrin vizyonunu sadece yolları, binaları veya nüfusu belirlemez

BALIKESİR’İN UYUYAN GÜCÜ

Bazı şehirler vardır. Sahip oldukları potansiyelin farkındadır ve hedef büyütürler.

BEKLE BİZİ AMERİKA

GELİYOR BİZİM ÇOCUKLAR

HAYALLER AMERİKA, GERÇEKLER TÜRKİYE

Bazen futbol çok acımasızdır.

DÜNYA KUPASI'NDA AVRUPA'NIN ÜSTÜNLÜĞÜ

Başarı Tesadüf Değil, Sistemin Sonucudur

DÜNYA KUPASININ ARDINDAN...

Kazanan Sadece Şampiyon Olmadı, Doğru Sistemi Kurabilenler Kazandı

100.000 FORMA HAYALİ

Balıkesirspor İçin Bir Kampanyadan Fazlası

EYLÜL AYI’NI FARKLI SEVERİM…

Hayatım boyunca Eylül ayı geldiğinde farklı bir duyguya kapılırım.

balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir.
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.
balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir. ComveCom
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.