Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
İnsan bazen hayatın içinde o kadar hızlı koşar ki hayatın kendisini kaçırır.
Modern insan sabah kalkar, işe gider, bir şeylere yetişir, bir şeyleri kovalar… Akşam olur, eve döner. Yorgunluk, stres ve zihinsel gürültü içinde gün biter. Ertesi gün aynı döngü yeniden başlar. Adeta bir hamster gibi çarkın içinde dönüp dururuz.
Bu koşturma içinde çoğu zaman anı yaşamayı, karşımıza çıkan küçük mucizeleri ve hayatın sunduğu nimetleri fark etmeyi unuturuz.
Kendimize yatırım yapmayı bir kenara bırakalım, çoğu zaman kendimizi ödüllendirmeyi bile aklımıza getirmeyiz.
Kişisel gelişim uzmanları bize “akışta olun” diyor. Ama çoğu insan aynaya bakıp kendisiyle baş başa kalmaya bile tahammül edemiyor. Günler monoton bir akış içinde geçiyor; evde diziler, telefonda ekranlar, sosyal medyada bitmeyen bir tüketim.
Bir zamanlar aile içinde sohbet vardı. Şimdi ise aynı evde yaşayan insanlar bile ayrı odalarda, ayrı ekranların içinde yaşıyor. Gençler odalarında yalnız, büyükler televizyon karşısında… İletişim giderek azalıyor.
Toplum olarak yüzlerimiz gülmeyi unutur gibi oldu. Toplu taşımada kimse kimseye selam vermiyor. İnsanların yüzünde çoğu zaman bir telaş, bir yorgunluk, bir asık surat…
Bugün dünyanın birçok yerinde insanların hayatı üç eğlence başlığıyla oyalanıyor:
Futbol, film ve fiesta.
Elbette eğlenmek, dinlenmek ve hayatın keyfini çıkarmak gerekir. Ancak insan sadece tüketen bir varlık değildir. Aynı zamanda düşünen, sorgulayan ve anlam arayan bir varlıktır.
Ne yazık ki bazen maneviyat bile yüzeysel bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Bir Cuma mesajı göndererek vicdanını rahatlatan ama hayatın anlamı üzerine hiç düşünmeyen bir anlayış giderek yayılıyor.
Büyükler küçüklere tahammül edemiyor.
Küçüklerin ise çoğu zaman hedefi yok, yönü yok, hayali yok.
Oysa insanın hedefi olmalı.
Merhum tarihçi İlber Ortaylı bir konuşmasında gençlere şöyle seslenmişti:
“İnsan kitap okuyacak, kendini yetiştirecek. Az da olsa bilgi sahibi olacak ki bir fikri olsun.”
Gerçekten de hayatı okuyan insanlar, dünyayı daha iyi anlar. O insanlar çevresindeki işaretleri görür, evrenin sunduğu fırsatları fark eder ve kendi yolunu çizer.
Hayatı okumayı bilen toplumlar geleceği kurar.
Hayatı okumayı unutan toplumlar ise sadece günü tüketir.
Bir düşünürün dediği gibi:
“Hayat, bir iğneye iplik geçirip onu karşında tutmak kadar ince ve hassastır.”
Bu yüzden bazen durup düşünmek gerekir:
Koşturduğumuz şey gerçekten hayat mı, yoksa hayatı kaçırdığımız bir telaş mı?
Belki de hepimizin zaman zaman kendimize sorması gereken soru şudur:
Biz hayatın içinde mi yaşıyoruz, yoksa hayat bizim yanımızdan akıp gidiyor mu?
ÜZÜLDÜK..
Gemi su alır ise hep beraber batarız
Yapmak İstemeyen Mazeretini Bulur
Gerçekten hazır mısın?
Memleket dediğin yer, çocukluğunun saklandığı en güzel köşedir
Başlamak, en güçlü eylemdir
Sporcu, sadece sahada değil hayatta da kazanır
Marka teknik direktör olmak, başarıyı garantiler mi?
Bazen öyle bir an gelir ki, her şey üst üste gelir
Bilgi ve Yetki Arasındaki Uçurum
Hepimizin bir “güvenli limanı” vardır
Hayat, kimine sıcak bir yuva, kimine dar bir sokak sunarak başlar
Bazı akşamlar olur. İnsan kalabalığın içinde yapayalnız hisseder
Toplumlar yalnızca yüksek sesle konuşanlar tarafından yönetilmez
Birilerini “yakınımız” olduğu için mi seçiyoruz, yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz insanlar oldukları için mi?
Balıkesir’de spor konuşurken sıkça aynı cümleleri duyarız:
Uzun yıllar boyunca bize şunu öğrettiler:
Hayat uzun bir merdiven gibidir. Kimi hızlı çıkar, kimi ağır ağır
İş dünyasında en büyük yorgunluk fiziksel değil, zihinseldir
Dünyayı değiştirmek büyük bütçelerle, güçlü makamlarla ya da kalabalık kitlelerle mümkün sanılır
Çocuklar nasihati değil, hayatı izler
Dünya dönüyor
“Avrupa Avrupa duy sesimizi…” Bu sadece bir tezahürat değildi.
Benim bir B planım var mı? Yoksa sadece bir umudum mu var?
Bir şehrin vizyonunu sadece yolları, binaları veya nüfusu belirlemez
Bazı şehirler vardır. Sahip oldukları potansiyelin farkındadır ve hedef büyütürler.
GELİYOR BİZİM ÇOCUKLAR
Bazen futbol çok acımasızdır.
Başarı Tesadüf Değil, Sistemin Sonucudur
Kazanan Sadece Şampiyon Olmadı, Doğru Sistemi Kurabilenler Kazandı
Balıkesirspor İçin Bir Kampanyadan Fazlası
Hayatım boyunca Eylül ayı geldiğinde farklı bir duyguya kapılırım.
Türkiye, Dünya Kupası’na katılma başarısının ardından uzun zamandır ilk kez yeniden farklı bir heyecan yaşadı.