Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Ama herkes bilir ki o merdivenin bir de inişi vardır.
Ne yazık ki insanın asıl imtihanı tam da burada başlar.
Bir makama gelince… Gelir seviyesi yükselince… Yetki artınca, kapılar açılınca…
Bazıları bir anda başka birine dönüşür.
Dün aynı masada oturduğu, aynı çayı içtiği, “can ciğer kuzu sarmaş” dediği insanları bugün görmezden gelir. Selamı eksiltir, mesafeyi artırır, duvarlar örer. Sanki o makamla birlikte yeni bir kimlik, yeni bir karakter verilmiştir kendisine.
Milletvekili olur… Bakan olur… Vali, müdür, genel müdür olur… Teknik direktör olur…
Unutur.
Unutur ki; O makam bir emanet. O koltuk geçici. O unvan bir gün mutlaka bırakılacak.
Daha da önemlisi şunu unutur: Kendisi aynı insan. Sadece şartlar değişmiştir.
İnsanlar çoğu zaman merdiveni çıkarken etrafına bakmaz. Kimseyi görmez. Kimseyi duymak istemez.
Ta ki hayat ona küçük bir hatırlatma yapana kadar…
Bir görev değişimi. Bir seçim sonucu. Bir imza. Bir sakatlık. Bir sağlık problemi. Bir ekonomik dalgalanma.
İşte o gün merdivenin inişi başlar. Ve o an anlar insan…
Çıkarken selam vermediği insanların, İnerken ne kadar kıymetli olduğunu.
Ama çoğu zaman iş işten geçmiştir.
Bu yüzden gerçek büyüklük; Makamdayken ulaşılmaz olmak değil, Makamdayken ulaşılabilir kalabilmektir.
Gerçek liderlik; Yukarıdayken kibirlenmemek, Aşağıdayken de ezilmemektir.
Gerçek zenginlik; Parayla yükselmek değil, Karakterle ayakta kalabilmektir.
Unutmayalım: Merdivenleri çıkarken verdiğimiz selam, İnerken bize yol olur.
Çünkü hayatta herkes bir gün iner. Ve insanı o gün karşılayan, Ne makamıdır ne de unvanı… Sadece geride bıraktığı izdir.
ÜZÜLDÜK..
Gemi su alır ise hep beraber batarız
Yapmak İstemeyen Mazeretini Bulur
Gerçekten hazır mısın?
Memleket dediğin yer, çocukluğunun saklandığı en güzel köşedir
Başlamak, en güçlü eylemdir
Sporcu, sadece sahada değil hayatta da kazanır
Marka teknik direktör olmak, başarıyı garantiler mi?
Bazen öyle bir an gelir ki, her şey üst üste gelir
Bilgi ve Yetki Arasındaki Uçurum
Hepimizin bir “güvenli limanı” vardır
Hayat, kimine sıcak bir yuva, kimine dar bir sokak sunarak başlar
Bazı akşamlar olur. İnsan kalabalığın içinde yapayalnız hisseder
Toplumlar yalnızca yüksek sesle konuşanlar tarafından yönetilmez
Birilerini “yakınımız” olduğu için mi seçiyoruz, yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz insanlar oldukları için mi?
Balıkesir’de spor konuşurken sıkça aynı cümleleri duyarız:
Uzun yıllar boyunca bize şunu öğrettiler:
İş dünyasında en büyük yorgunluk fiziksel değil, zihinseldir
Dünyayı değiştirmek büyük bütçelerle, güçlü makamlarla ya da kalabalık kitlelerle mümkün sanılır
Çocuklar nasihati değil, hayatı izler
Dünya dönüyor
Biz hayatın içinde mi yaşıyoruz, yoksa hayat bizim yanımızdan akıp gidiyor mu?
“Avrupa Avrupa duy sesimizi…” Bu sadece bir tezahürat değildi.
Benim bir B planım var mı? Yoksa sadece bir umudum mu var?
Bir şehrin vizyonunu sadece yolları, binaları veya nüfusu belirlemez
Bazı şehirler vardır. Sahip oldukları potansiyelin farkındadır ve hedef büyütürler.
GELİYOR BİZİM ÇOCUKLAR
Bazen futbol çok acımasızdır.
Başarı Tesadüf Değil, Sistemin Sonucudur
Kazanan Sadece Şampiyon Olmadı, Doğru Sistemi Kurabilenler Kazandı
Balıkesirspor İçin Bir Kampanyadan Fazlası
Hayatım boyunca Eylül ayı geldiğinde farklı bir duyguya kapılırım.
Türkiye, Dünya Kupası’na katılma başarısının ardından uzun zamandır ilk kez yeniden farklı bir heyecan yaşadı.