Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
“Bu şehir daha iyisini hak ediyor.”
“Potansiyel var ama…”
“Bir türlü istikrar olmuyor.”
Oysa bazen sorun potansiyel değildir.
Bazen sorun, hangi kapıların neden açıldığıdır.
Çünkü her kapı başarıyla açılmaz.
Bazı kapılar konforla açılır.
Konfor;
Tanıdık yüzlerdir,
Alışılmış tercihlerdir,
Sistemi zorlamayan,
Kimseyi rahatsız etmeyen profillerdir.
Herkes yerini bilir,
Kimse yerinden olmaz.
Başarı ise Balıkesir'de de her yerde olduğu gibi
Çoğu zaman rahatsız eder.
Ezberi bozar.
Alışkanlıkları sorgulatır.
“Biz bunu neden daha önce yapmadık?” sorusunu doğurur.
Bu yüzden bazen bu şehirde:
– başarıya imza atmış isimler unutulur,
– zor dönemlerde sorumluluk almış olanlar hatırlanmaz,
– dün eleştirilen tercihler bugün yeniden karşımıza çıkar.
Burada mesele Balıkesir'i sevmemek değildir.
Tam tersine…
Asıl mesele, Balıkesir'i alışkanlıklarla yönetmeye çalışmaktır.
Oysa bu şehir:
Geçici rahatlığı değil,
Kalıcı yapıyı hak eder.
Kısa vadeli sükûneti değil,
Uzun vadeli planı hak eder.
Gerçek soru şudur:
Balıkesir'de kapılar açılırken
Bugünü kurtaran konfor mu seçiliyor,
Yoksa yarını inşa edecek cesaret mi?
Çünkü bir şehirde gerçek başarı,
Kimin göreve geldiğiyle değil;
Göreve gelenin neyi değiştirdiğiyle ölçülür.
Ve bazen Balıkesir'de asıl ilerleme,
Hiç açılmayan kapılara kızmakla değil;
O kapıların neden açılmadığını fark etmekle başlar.
ÜZÜLDÜK..
Gemi su alır ise hep beraber batarız
Yapmak İstemeyen Mazeretini Bulur
Gerçekten hazır mısın?
Memleket dediğin yer, çocukluğunun saklandığı en güzel köşedir
Başlamak, en güçlü eylemdir
Sporcu, sadece sahada değil hayatta da kazanır
Marka teknik direktör olmak, başarıyı garantiler mi?
Bazen öyle bir an gelir ki, her şey üst üste gelir
Bilgi ve Yetki Arasındaki Uçurum
Hepimizin bir “güvenli limanı” vardır
Hayat, kimine sıcak bir yuva, kimine dar bir sokak sunarak başlar
Bazı akşamlar olur. İnsan kalabalığın içinde yapayalnız hisseder
Toplumlar yalnızca yüksek sesle konuşanlar tarafından yönetilmez
Birilerini “yakınımız” olduğu için mi seçiyoruz, yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz insanlar oldukları için mi?