Çerezler Hakkında Bilgilendirme

Sistemimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Balıkesir Ticaret Platformu’yu kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Detaylı bilgi için çerez politası sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tamam
15 Nisan 2024, Pazartesi
Anasayfa Künye ve İletişim

Arama

Cevat Dereli

Bu çalışmanın amacı, Cevat Dereli’nin kendi üslubunu bulma çabaları ve gündelik yaşamdan, sanat anlayışına kadar bir kronolojik şekilde irdeleyerek dönemsel olarak ele almaktır.

Türk Çağdaş Resim Sanatına kattıkları. Cumhuriyet dönemi ile gelişme sürecine girilmiş ve Avrupa'ya çeşitli gruplarda gönderilmek üzere 25 kişilik öğrenci grubuna seçilen Dereli, Avrupa eğitimini kazanmayı hak etmiştir. Çeşitli akademilerde çalıştıktan sonra, 1927 ve 1928'de Türkiye'ye çeşitli sanatçılarla döndüler.

Dereli'nin sanatsal çalışmalarının gündelik yaşam, manzara ve batı sanat akımı olan kübizmi nasıl yorumlayarak kendi üslubunu bulduğuna değinilecektir.

Cevat Dereli Atatürk Portresi


Dereli, Atatürk'ün 100. doğum yılı nedeniyle Kültür Bakanlığı'nın 1981 'de düzenlediği 42. Resim ve Heykel Sergisin de “Atatürk Devlet Armağanı” ödülünü almıştır.

Bu ödülü almasına rağmen, Atatürk portresini geç çizmesindeki neden kim bilir belki de, yeni bir anlatım özgünlüğü bulamamasıdır. Bu özgünlük olgusuna ne zaman ve nasıl ulaştığını yapıtları üzerinden zaman diliminde bulacağız. Bu ödülü almasında büyük rol oynayan etkenler, elbette sanat alanı üzerindeki çalışmalarıdır. Dereli, hayatının dönüm noktalarını eserlerinden ve çalışmalarından görülmektedir.

Cevat Dereli'nin Gündelik Yaşamı Ele Alışı ve Biyografisi

Cevat Dereli 1900 yılında, İstanbul'da doğmuştur. 1916'dan itibaren de İbrahim Çallı (1881- 1960) ile atölyede çalışmıştır. Çallı'nın sanatçı kişiliğinden etkilendiği düşünülür. 1922-1923'de bir grup arkadaşı ile birlikte "Yeni Resim Cemiyeti'nin kuruluşunda da yer almıştır.

Paris'te bulunduğu 1924-1928 yılları arasında, Academie Julian'da ve çeşitli atölyelerde resim çalışmalarını sürdürdü. Burada geometrik bir üslupta Kübist resimler yaptığı görülmüştür.

Gezip gördüğü yerlerindeki, onun resimdeki üslubunu oluşturmuştur. Sanatçı yaptıklarından yola çıkarsak iki farklı akımdan söz edilir. Cevat Dereli, empresyonist sanat eğilimindeki ilk çalışmalarından sonra, sanatçı Andre Lhote kübizminden etkilenmiş, bu tekniği geliştirerek farklı yoruma ulaşmıştır. Yapıtlarında Avrupa'ya gitmeden önce empresyonist görülürken, Avrupa dönüşü kübizm 'den etkilendiği yansımalarını görürüz. Dereli, kendi kültürü ve ait olmadığı kültür arasında 60 yıla yakın sanat hayatı boyunca üretti. Çok çalışması ve devamlı gelişmesi onun en güçlü yanı olarak karşımıza çıkıyor yapıtlarında.

Gündelik hayat içinden olan köy yaşantıları ile başlayan ve yöresellik daha açık beliren tasa haline gelmiştir. A. Muhip Dranas'a göre; Dereli'nin "bu gezilerde kişiliğini bulduğunu" (Dranas, 1946) belirtir. Sanatçı Anadolu'da Sinop, Toroslar ve Göreme gezileri sonrası yaptığı tablolar buna örnektir.

1950 sonrası tarım ve köy izlenimleri çalışmalarına yansır, “Kompozisyon” (Şekil 1), “İhtihsal” (Şekil 2), "Buğday Eleyenler" (Şekil 3) ve "Balıkçı Pazarı" (Şekil 4) bu konudaki çalışmalarından birkaç tanesidir.


Şekil 1. Cevat Dereli, “Kompozisyon”, 1949, Tual üzerine yağlı boya, 135 * 139 cm, İstanbul.


Şekil 2. Cevat Dereli, “İhtihsal”, 1952, Tual üzerine yağlı boya, 69 * 100 cm, İstanbul.


Şekil 3. Cevat Dereli, “Buğday Eleyenler”, 1956, Tual üzerine yağlı boya, İstanbul.


Şekil 4. Cevat Dereli, “Balık Pazarı”, Tual üzerine yağlı boya, 46 * 61 cm, İstanbul.

Sanatçının Şekil 4'deki çalışması, ele aldığı gündelik yaşam konuludur. Balıkları leğende yıkayan, temizleyen ve kantarda tartan balıkçıların yanı sıra balık alan anne ve çocuk görülmektedir. Kedi motifi de yine işlenmiş ve arka planda ise derinlik denizkızı motifi ile verilmiştir. Dereli'nin en çok sevdiği mavi renk tonu resme hâkimdir.

1970'lerden itibaren günlük yaşantıdan çeşitli sahneleri konu almıştır. Böylelikle gündelik yaşamdan uzaklaşmalar 1970 sonlarından sonra başlayarak, kendi anlayışını geliştirip, soyutlamaya yönelmiştir.

Dereli, sanatsal çalışmalarının büyük bir birikim ve özgünlük yaratması onu Çağdaş Türk Resim sanatı sanatçıları arasına sokmuştur. Sanatçı bu özgünlükleri birçok eserlerinde yansıtmaktadır.

Dereli'nin Sanat Görüşü

Dereli, çalışmalarında yöresellik ve gündelik hayattan koparak yavaşça, Çağdaşlaşma içinde ulusal değerleri sorguladığını göstermektedir. Kendi olma ve kendi benliğini bulma çabalarıdır.

Tuvallerinde sadelik, arınmış biçimler ve pastel renkler onun duygularını anlatan bir anlatım biçimi olarak ortaya koymuştur. Doğa renkleri tabloda hâkim ve çizgiden çok lekeci anlatım vardır.

Olabildiğince az renk kullanıp, açık renkleri tercih etmiştir. Eserlerinde anlatımı genelde mavi renk ile verir. Geri planda iki boyut, doğalardaki şematik, fon yüzeyindeki geometrik Dereli'nin özgünlüğünü ve yorumunu ortaya koyar. Renk Dereli için birinci elemandır. Pastel ize renkleri lekeci anlatımla verir.

Portrelerinde karikatürcü bir anlatım vardır. Genellikle doğa ve insan yaşantısı ile ilgilenir. Birçok geziye katılıp etkilenme noktası, buradan başlar.

1950'lerden itibaren Lhote'un kübist çizgi yapısının etkisini gösterir. İzleyeni yormayan, çizgi düzeni, biçim ve figürleri ahenkli yumuşaklık kazandırır. 1950'lerden sonra kendi özgür yorumu ile pastelize renklere bırakmıştır. 1970'den sonra kendine has çizgileri çıkmıştır.

Eserlerinde Kübizmin belirtileri rahatlıkla hissedilebilmektedir. Picasso'nun Kübizmini başlatan “Avignonlu Kadınlar” (Şekil 5) adlı tablosundaki biçim parçalanmalarına Dereli'de rastlayabiliyoruz. “Dereli'nin “Balık Tutan” (Şekil 6) isimli tablosu Kübizm etkisinde oluşturulmuş bir eserdir. Bir bakışta “Avignonlu Kadınlar”(Şekil 5) resmini anımsatmaktadır. “Ortada ağıyla balık tutan bir erkek figürü var, sağ alt köşede ise siyah bir kedi, sol üst köşede beyaz bir martı tasvir edilmiştir.

Sembolik bir hikâyeci mantık kübist tarzda ele alınmıştır” (Bayrak, 2006). Dereli'nin bu yaklaşımları ile ilk defa ulusal değerleri sorguladığını ve Çağdaş Türk Resim sanatının temellerini atmasının sorguladığını gösterir. Kübist eğilimi tamamen yok etmeyip, yeniden düzenleme yapmaktadır.


Şekil 5. Pablo Picasso, “Avignonlu Kadınlar”, 1907, Tual üzerine yağlı boya, 243.9*233.7 cm, Modern Sanatlar Müzesi New York.


Şekil 6. Cevat Dereli, “Balıkçı”, 1957, Tual üzerine yağlı boya, 115*86 cm, İstanbul.

Kendini devamlı yenileyen bir sanatçı olmuştur. Lekeci anlatım onun renklerle oynamasını ve yansıtmasını göstermektedir. Renk Dereli'nin, ana unsuru haline gelmiştir. Türk resminin gelişmesi için devamlı çaba sarf etmiş ve birçok gezi ve sergiye katılmış, kübizmin parçalanmalarını alarak sanatında yeni ifadeler ortaya çıkarmıştır.

Cumhuriyet'in ilk dönem kuşak sanatçıları içerisinde başlayan bu serüven, Çağdaş Türk resim sanatı içerisinde Dereli'yi saygın bir konuma getirmiştir.

Dereli, gündelik yaşam, köy ve manzara, çalışmalarında kendini bulması tatbikî de belli bir zaman sonra özelliklede batının akımı olan kübizmi kendince yorumlaması ile kişiliğini göstermektedir. Renk ve ışığı eserlerinde irdelemiştir.

Yüzeysellik, derinlik, boyutluluk, obje, figür, renk ve çizgilerden oluşan katmanlarla oluşturmuştur. Dereli kronolojik olarak incelendiğinde, gezip gördüğü yerler, sanat görüşü ve sanat anlayışının ne denli değiştiğini görmek olasılıktır.

Gerçekten de Cevat Dereli'nin yapıtları, kronolojik bir dize içinde incelenirse, onun anılarını, yaşadığı coğrafya zamanla, dünya görüşünü ve sanat anlayışının değişim sürecini gözlemlemek olasıdır.

Gençliğinde Atatürk'ün bizzat talimatı ile yaptırılan, Bursa'da bulunan Merinos Yün Fabrikasının açılışı için yaptığı yağlıboya tablo için resim siparişi vermesi, Dereli'nin ne denli gelecek vaat ettiğinin bir kanıtı olabilir. Atatürk portresi geç çizmesindeki ana neden, kendi özgünlüğünü geç bulmasıdır. İşte bir sanatçının ince düşüncesi bu sürecin altında yatmaktadır.

1970'lerden sonra başlayan kendini bulma çabası, Türk Çağdaş Resim Sanatında saygın bir konuma oturtmuştur.

Gençliğinde Atatürk'ün bizzat talimatı ile yaptırılan, Bursa'da bulunan Merinos Yün Fabrikasının açılışı için yaptığı yağlıboya tablo için resim siparişi vermesi, Dereli'nin ne denli gelecek vaat ettiğinin bir kanıtı olabilir. Atatürk portresi geç çizmesindeki ana neden, kendi özgünlüğünü geç bulmasıdır. İşte bir sanatçının ince düşüncesi bu sürecin altında yatmaktadır.


1970'lerden sonra başlayan kendini bulma çabası, Türk Çağdaş Resim Sanatında saygın bir konuma oturtmuştur.

Ercan Baş
Ressam / Sanatçı

 

KAYNAKÇA

Bayrak, T. (2006). Çağdaş Türk Resminde Kübist Eğilimler. T. Bayrak. içinde Erzurum: Atatürk Üniversitesi.
Dereli, C. (tarih yok). Balık Pazarı. İstanbul.
Dereli, C. (1956). Buğday Eleyenler . İstanbul .
Dranas, A. M. (1946). Güzel Sanatlar Dergisi, 72.
Picasso, P. (tarih yok). Avignonlu Kadınlar. Modern Sanatlar Müzesi , New York.
Dereli, C. (1949). Kompozisyon.
Dereli, C. (1952). İhtihsal.

#Dereli #Zaman #Gezi #Kübizm #Soyut 





Ercan Baş Diğer Yazıları

Atatürk’ün Sipariş Ettiği, Cevat Dereli’nin Boru Muamelesi Gören ve Katlanıp Yok Olan Eser

Bu çalışmanın amacı, Cevat Dereli’nin kendi üslubunu bulma çabaları ve Atatürk tarafından bizzat sipariş aldığı eserin, günümüzde büyük ölçüde zarar görmesine neden olay olgu ve olaylar.

Sanatın Kopyalanması veya Çalınması

Sanat ile uğraşan gençler, özgün olmak yerine, batılı ressamlardan türütler almaktadır.

Kentsel Bellek ve Eidetik Görsel Hafıza Üzerine Özkan Eroğlu İle Görüşme

Birlikte Eidetik, fenemenolojik ve görsel hafızayı irdeleyeceğiz.

balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir.
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.
balikesirticaretplatformu.com 100 Yüze Danışmanlık İştirakidir. ComveCom
© Telif Hakları 2021. Tüm hakları saklıdır.