Balıkesir Ticaret Platformu

Yükleniyor...
Balıkesir Ticaret Platformu

Masumiyet Müzesi

Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.

Nobel Ödülü'nü kazanmasından bu yana ilk romanı olan Masumiyet Müzesi'nde Orhan Pamuk, bu mayın tarlasına sakin bir güvenle girer ve kendi girişimi, kahramanı Kemal Basmacı'nın huzursuzluğuyla aynı endişeyi besliyordur. Zengin bir İstanbullu playboy olan Kemal, güzel genç kuzenini kuşatmak için on yıl harcıyor ve daha sonra, bazı trajik olaylardan sonra, hayatının geri kalanını hafızasında bir müze yaratmaya ayırıyor, külot, fındıkkıran, Çin köpekleri, 4,213 sigara izmaritleri ve birlikte anlarından kurtarılan çeşitli önemsemelerle stokluyordur.

Bir romanda yeterince uzun süren bir jest ya da zihin durumu kaçınılmaz olarak onu bir metafor olarak görmeye zorlar. Bu açıdan Pamuk, öneri ve sağduyu arasında iyi bir denge kuruyor. Periyodik olarak kahramanı kendi hikayesinin anlamını yansıtır. Aristoteles'in zamanın sürekliliği ile şimdiki zamanı deneyimlediğimiz bireysel anlar arasındaki ayrımı ile bağlantılı olarak fetişist ritüellerini tartışıyor. Kendisi için kültürel bir araştırmacı olarak iddialarda bulunuyor: "dünyanın bir bölümünde bir erkek ya da kadın olmanın ne anlama geldiğinin kalbinde yatan soru tarafından yönlendirildim."

Bu son sözün hafifçe çılgın tonunun da belirttiği gibi, anlatıcıların en güveniliri değil. Ancak yine de, bu iddialar kitabın metaforik yönünün geliştiği genel yönü göstermektedir. Ve Kemal'in kendi öz analizinin ötesinde, birkaç başka yorum da kendilerini sunuyor. Onu kendi kültüründe hakim olan acımasız erkeklik modeline karşı bir antijen olarak okuyabilirsiniz; bir tür reddetme ve sabır azizi. Ya da, Füsun'u takip etmenin sistematik bir şekilde, kitabın İstanbul'u zengin bir şekilde tasvir ettiği üzerine haritalandığı göz önüne alındığında, hikayesini güzel, esrarengiz, yaralı bir şehirle bir aşk ilişkisi olarak okuyabilirsiniz. Ancak bu, hiçbir şekilde, kod çözme veya tefsirin takdir edilmesini gerektiren bir kitap değildir: bunlar sadece icatlarının büyük rezonansının bir göstergesidir. Her şeyden önce, bu sadece büyüleyici, son derece keyifli bir hikaye anlatımıdır.


Bu yazı 7612 kişi tarafından okundu.

Esin İnce yeni yazılarından önce sen haberdar ol

Her türlü soru ve görüşleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Bu yazı izinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve değiştirip kullanılamaz.

Esin İnce - DİĞER YAZILARI

Havva'nın Üç Kızı
"Gözünle görmediğin, kulağınla duymadığın, elinle dokunmadığın ve akla mantığa sığmayan hiçbir şeye asla inanma."
Yüzüklerin Efendisi
“Ağızdan çıkmış yemin titreyen yüreğe güç verebilir.”
Şimşek Hırsızı
“Gerçekten insanların gördüklerini kendi gerçeklerine uydurmak için yapamayacakları yok.”
Hayvan Çiftliği
“Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır.”
Simyacı
“En iyisini sonraya saklamayın. Yarının ne getireceğini bilemezsiniz.”
Küçük Mucizeler Dükkanı
“Dışarı çıkıp dünyayı keşfet. Yüzüne kırışıklıklar dolmadan ya da ölüm kapını çalmadan.”
Ejderha Dövmeli Kız
“İnsan üzeri deri bir kabukla kaplı etten ve kemikten ibaret. Bir kısmı tarih kitaplarına geçer. Bir kısmı da hiç iz bırakmadan ölüp giderler.”
Boleyn Kızı
“Benim için Anne'siz bir dünya düşünülemezdi ama Anne'le ikimize de tek bir dünya yetmezdi.”
Birinci Sınıf Delilik
"Kişi bugün doğru gördüğü konuda cesaretle adım atabilir, çünkü istenen sonucu vermezse yarın o adımı değiştirebilir."
Şeker Portakalı
"Onu içimde öldüreceğim, birini sevmeyi bıraktığında içinde ölmeye başlar."
Jane Eyre
"Ben bir kuş değilim ve hiçbir ağ beni kapana kıstıramaz: Ben kendi bağımsız iradesine sahip, özgür bir bireyim.!"
Shantaram
Herkesin muhakkak birden fazla kez okuduğu, içinde çok sevdiği bölümler olan bir kitabı vardır. Ben de ilk kitap incelememin en sevdiğim kitap olan Shantaram’ın olmasını istedim.