Balıkesir Ticaret Platformu

Yükleniyor...
Balıkesir Ticaret Platformu

Kurban - İnsanlar

"Ağlayan gözler aslında gülermiş bakarken ardımdan"



Bu hafta ele alıp; enlemesine boylamasına tartışacağımız; her yerini kurcalayacağımız bir albümle karşınızdayım.
"Kurban - İnsanlar'' belki de son 3 senedir en çok dinlediğim albüm olabilir. Gelin başlayalım.

"Ağlayan gözler aslında gülermiş bakarken ardımdan"

İlk olarak söylemek isterim ki "İnsanlar" her ne kadar Kurban'ın 3. albümü olarak geçse de benim nezdimde Kurban'ın 2. albümüdür. Şimdi diyeceksiniz "Sert albümden sayılmıyor mu?". Sayılıyor tabi ki ama daha çok bir geçiş albümü gibi bence. Ne kadar Kurbancı tanıdıysam sert albümü en az uğradıkları albüm oluyor genelde. Ama konumuz "Sert" değil!

Albüme girişimiz "A Bir" şarkısıyla oluyor. Fade in yapılarak girilen enstrümantal bir intro ama işin can alıcı kısmı intronun sonu 2. şarkı suç bende çok güzel bağlanmış. Şarkı içindeki bir atak gibi geliyor kulağa. Şarkı isminin açıklaması yazının devamında...

"Suç Bende'' albümdeki gitarların nasıl olacağını daha ilk saniyede tahmin ettiren bir şarkı. Şarkı ilk yarısında suçunu kabul ederken; ikinci yarısında suçu karşıya atıyor. 1.23'deki geçiş bence en can alıcı noktalardan biri

"Yine'' albümün klip çekilen meşhur parçası. Kraltv'de durmadan dönen klibi çoğunuzun gözünde canlanır. Klip hakkında bir şeyler yazmıyorum işimiz müzik, klip değil. Sert, gaz, agresif gitarlar. Açıkçası o kadar çok dinledim ki yemek sonrası alışverişe gitmiş gibi hissediyorum. Ama şarkının ortasındaki enstrümantal bölüm albümün en etkileyici bölümlerinden birisi. O bölümün sonunda ve girişinde kullanılan whammy pedalı baya lezzetlendirmiş şarkıyı. Canlı performanslarda tek gitar çalınmasından dolayı biraz sönük kalıyor bence.

Deniz Yılmaz'ın lirikaliteyi konuşturduğu ‘'Uyut Beni'' ile devam ediyoruz. Şarkı açlık çeken Afrikalı bir çocuğun tanrıya isyanını anlatıyor. Gayet yerinde ve haklı bir isyan. Enstrümantal olarak çok katmanlı bir şarkı. Mesela bazı akorların arpejleri çalınırken Deniz ve Özgür'ün aynı akoru farklı arpejlerle aynı anda çalması. Ayriyetten 3.25'de giren back vokaller derinden de gelse çok güzel doldurmuş. Kerem Tüzün imzalı bass outro'sunu unutmadan bu şarkıyı bitirelim.

Canlı performanslarda kendine yer bulamayan bir parça ‘'Cennet''. Albümde perküsyon olarak en çok sevdiğim şarkı diyebilirim. Artık mahşer günü mü dersiniz; Cennet mi dersiniz bilemem. Albümdeki tek aşk şarkısı diyebiliriz. Belki de çok farklı bir anlamı vardır. Deniz Yılmaz ortalıkta olsaydı sorardık.

"Bir güzele gönül veren, falcılarla iyi anlaşır''. Grubun çok sevilen ‘'Yosma'' parçasının daha derin ve güzel versiyonu gibi gördüğüm "Zor Güzel'' şarkısı... Gitarlar albümün çoğunluğunda olduğu gibi "Drop D'' olarak akord edilmiş, aralar güzel clean arpejlerle süslenmiş. Yazıyı okuyan beyler hepiniz hayatınızın bir döneminde ‘'Zor Güzel'' birisine tutulmuşsunuzdur herhalde. Belki de hala tutuk olanlarınız vardır. Kolay gelsin.

Albümü yarılarken favori şarkıma geliyoruz. ‘'A'' insana bambaşka bir yolculuk vadeden bir şarkı. Kesinlikle ama kesinlikle basit bir aşk şarkısı değil. Yeri gelmişken söyleyeyim. İlk şarkı ve bu şarkıdaki "A'' kelimesi ‘'Allah'' yerine kullanılmış bir kelime. Bunu öğrendiğinizde şarkı sözleri kat kat daha anlamlı hale geliyor. Manevi olarak olmasa da enstrümantal olarak beni en doyuran şarkı kesinlikle. Özellikle 3.20'den sonra giren post-rock vari bölümde Burak Gürpınar ve Özgür Kankaynar adeta kendi ruhlarından bir parça koymuşlar şarkıya. O bölümde duyduğumuz garip sesler davul zillerine gitar efekt pedalları bağlanarak elde edilmiş sesler. Yavaşlayıp hızlanıp tekrar yavaşlayan kompozisyon insanı güzel tribe sokuyor.

Albümü yarılamışken güzel bir ayrıntı vereyim. Şarkılarda çalınan ziller Deniz Yılmaz tarafından beğenilmediği için ( çok şaşırdık) kayıttan sonra bir kıyafet dolabı(ciddili dolap) içinde tekrar kaydedilmiş. İşin zor tarafı davulları değil sadece zilleri kaydetmişler. Burak abi burdan selamlarımı yolluyorum.

"Yok'' albümün en sert, öfkeli, cayır cayır şarkısı. Deniz Yılmaz'ın sesim yoruluyor bahanesiyle konserlerde çaldırmadığı şarkı. Tamamiyle dünyaya bir eleştri, 22 şikayet üzerine kurulmuş bir şarkı. Davullar ve Bass insana zorla kafa sallattırıyor ve diyorsunuz ki "SÖYLEYİN ŞİMDİ NEREDE!''.

Albüme adını veren ve bizi en iyi tanımlayan şarkı ‘'İnsanlar''. İntro çok akılda kalıcı. Şarkının trafiği ve riffleri o kadar eğlenceli ki entrüman çalan biriyseniz gitarı elinize her aldığınızda bu parçadan bir iki riff, pattern çalarsınız gibime geliyor. "Seninle uyur, başkasını düşler'' sözü şarkının ve biz insanların özeti olabilir. Gerçi ‘'Ne yapsın insanlar?''.

"Sus''. Nasıl Tool'un Lateralus albümünü dinlerken Parabola'dan önce Parabol dinlemek farz ise. "Sakın Söyleme'' öncesi "Sus'' dinlemek öyle. Derinden gelen gitarlarla albüm ortasında ruh dinlendirmelik bir durak olmuş

"Sakın Söyleme'' geldik sonunda. Keskin geçişler, tempo değişimleri, catchy riffler... Ne ararsanız bu şarkıda. Vokaller bence albümün zirvesi. Metronomun düşüşü ardından ani nakarat girişi sizi ilk seferde etkilemezse paranız iade. Yukarıda bahsettiğim Tool muhabbetine ilaveten. Grubun ilk zamanlarını da göz önüne alarak çok güzel Tool esintileri sezdiğimi söyleyebilirim şarkıda. Özellikle ortadaki bölümde. Kurban bunu bile o kadar yedirmiş ki müziğine Tool istese böyle yapamazdı. Ayriyetten şarkının gizli kahramanı bass. Kerem Tüzün diyince destur çeken adamım gerçi yeteneğini yorumlamak bizim gibi aciz kullara düşmez ama seviyoruz kendisini. Şarkının sonunda grup üyelerinin git gide hızlanarak ve sertleşerek şarkıdan çıkması insanın bütün enerjinisini topluyor. Konserlerde Özgür'ün bu bölümde attığı soloları özlemedik desek yalan olur.

"Ben'' grubun bir et benini anlattığı bu şarkı... Şaka şaka. Tamamiyle insanın benliğine yapılan bir eleştiri bu şarkı. Kendini bilen bir ben. Güzel bir solo ardındaki sözlerden sonra gelen ‘'Herkesi dostu bilen, herkesten kopuk bir ben'' şarkının koptuğu nokta. Oraya kadar geldiyseniz gerisi 120 katlı bir gökdelenden düşmek gibi. Merak etmeyin Bass gitar size paraşütlük yapıyor.

Genelde arkadaşlarımı sinirlendirdikten sonra dinlettiğim şarkı olan ‘'Ağla''. Çok akılda kalıcı bir introyla şarkıya giriş yapıyoruz. Bazen insanın ağlamaya ihtiyacı olur. Doğal ve sağlıklı bir aktivitedir bu. Şarkı da tam olarak ondan bahsediyor. Sıkmayın kendinizi ağlayın.

Artık albümü kapatıyoruz daha doğrusu ‘'Göç'' ediyoruz. Hangi türk rock grubunda sözlü bir albüme 3 tane enstrümantal şarkı koyacak cesaret var? Doğru bildiniz KURBAN. Albümün kapanışını yine sözssüz bir parça olan ‘'Göç'' ile yapıyoruz. Bol delayli, bol reverbli, yer yer distortionlu gitarlarla bizi uğurluyor albüm. Haftaya görüşmek üzere.

 


Bu yazı 589 kişi tarafından okundu.

Oğulcan Dikgör yeni yazılarından önce sen haberdar ol

Her türlü soru ve görüşleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Bu yazı izinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve değiştirip kullanılamaz.