Balıkesir Ticaret Platformu

Yükleniyor...
Balıkesir Ticaret Platformu

Doksanlı Yılların Bunalımı ve Melankolisini Dibine Kadar Hissettiren Kesmeşeker Albümü İnsülin

"Bu kusursuz cinayetler çağında, nereden düştüm ben bu yönsüz dünyaya"

Doksanların gözde, günümüzün yeraltı gruplarından; Kadıköy'ün sesi Kesmeşeker'in dördüncü albümü İnsülin insanı ilk dinleyişte çarpan ve içine çeken bir albüm. Gelin Kaptan Cenk Taner ve arkadaşları neler anlatmış bize bakalım...

Albüme başlar başlamaz ‘'Yoksulluk'' parçası yüzümüze sert bir dalga gibi çarpıyor. Enstrümanlar agresif , vokaller bıkkın. Davulda twin pedalın kullanıldığı tek Kesmeşeker şarkısı. Şarkıda bahsedilen bir yoksulluk var fakat bu yoksulluk bildiğimiz maddi yoksulluk değil. Hem kalben hem fikren insanı vuran bir yoksulluk, insanı yoran ve adını unutturan bir yoksulluk. Şarkının sözlerinde ufacık bir umut kırıntısı olan fakat kaybetmeyi çoktan kabullenmiş, bunalmış bir insan havası var.


İkinci şarkı olan ‘'Acıların Kralı'' ise bizi hızlı ve enerjik bir girişle karşılıyor. Enstrümantal olarak tam bir Kesmeşeker şarkısı. Arkada sürekli dönen arpejin üstüne daha kirli ve agresif gitarlar duyuyoruz. Acılarla yaşamaya alışmış, her konuda acı çekmiş ve sonunda acıların tacını alarak acıların kralı olmuş, buna rağmen yine de olan bitene gülebilen insanların şarkısı ‘'Acıların Kralı''.

‘'İşte Güneş'' şarkısında grup dinleyenlerin içine biraz umut yeşertelim demiş. Bence tipik bir öğrenci bunalımı bu şarkı. Şarkıda o dönem yaşayan bir gencin yaşayabileceği belki de tüm sorunlardan bahsediliyor. Magazin, siyaset, ekonomi, eğitim… Ama buna rağmen bu ışığın varlığını bize anlatıyorlar. Tayfun Çağlar'ın benzersiz back vocali belki de şarkının en vurucu kısmı. Üniversite sınavından çıkınca ilk dinlediğim şarkıdır bu arada . ‘' Şimdi acil bir şekilde yaşamak gerek''


Bir sonraki şarkıya geçince Feridun Bey'le tanışıyoruz. Feridun amca hepimizin çevresinde olan bir insan aslında sadece ismi değişiyor. Ülkenin yaşadığı bütün sıkıntıları doğduğundan beri çeken bir amca kendisi.

Doksanların başka bir sorunu olan faili meçhul cinayetlerin kapalı bir biçimde ele alındığı şarkı ‘'Failun Meçhulun'' sanırım albümün en akılda kalıcı müziğine ve sözlerine sahip. Şiirde Aruz Ölçüsün'ü sevenlerin bu şarkıyı seveceğine eminim ‘' Kaptan yeter artık bu kaçıncı ölümüm?'

Albümü yarıladığımızda ‘'Para Pul Vs.'' şarkısı eğlenceli bir biçimde karşılıyor bizi. Parasız bu sebeple de yalnız bir adamın İstanbul'daki canlı kalabilme mücadelesini dinliyoruz. İzlediği filmlerin etkisinde kalmış. Sonunda parayı buluyor ama yalnızlıktan kurtuluyor mu onu bilemiyoruz. Belki bu uğurda bulduğu parayı bile kaybetmiştir ne malum


Sıra geldi favori şarkıma ‘'Henüz Onlar Bunları Bilmiyor''. Herkesin bu beni anlatıyor dediği şarkılar vardır. Enstrümantal olarak gayet tatmin edici. Uzun olmasına rağmen akan bir şarkı. İyi kötü geçen bir aşkın ardından gelişen olayların bahsi geçiyor. Sırasıyla aşk acısı,kabullenme, devam etme. Son basamağa kadar gelinir bir şekilde de mutlu bir şekilde mi 
devam edilir mutsuz bir şekilde mi onu bilmiyorum. Ama bildiğim şey ikinci nakaratta giren back vokalden sonra mutluluk biraz zor.


Kusursuz cinayet var mıdır bilmiyorum ama ‘'Kusursuz Cinayetler Çağı'' vardır. Albümün söz olarak belki de beni en etkileyen şarkısı olabilir. Sözler, enstrümanlar, sololar… tamamıyle bir baş yapıt. Yazıma girişte de bu şarkıdan bir dize kullanmıştım. Şimdi yine bir
dize kullanarak bu şarkı hakkındaki incelememi tamamlıyorum.

"Mutlu musun sen yattığın yerlerde
Ne hırs kaldı artık bak ne de sömürme
İnsanlar sizindi topraklar bizimdi
Ekilen hep umuttu biçtiğin kinimizdi
''


Albümün salt bir şekilde tek aşk şarkısı diyebileceğimiz şarkısı "En çok Seni'' yaşanmışlıkların pişmanlıkların üzerine söylenmiş birkaç söz. Belki destansı bir aşk hikayesi değil ama yoğun iş günlerinde taksit ödemek kadar doğal. Belki de Kesmeşeker'in en önemli özelliği bu bize bizi biz gibi anlatan şarkıları olması.

Albümün kapanışını "Sakin Sular'' şarkısıyla yapıyoruz. Aslında hepimiz bu hayatta kürek çekiyoruz. Kimimiz dalgalı denizde bir liman arıyoruz, kimimiz sakin sulardayız.


Yeter, yeter
Her şey gününde biter
Yaşamak bile bazen güzel
Çokça kötü, sıkça beter


Sakin sular her zaman
Her zaman derin akar...


İlk inceleme yazımı burada tamamlıyorum. Geride kült bir albüm ve güzel sözcükler bıraktık.
Bir dahaki yazımda görüşmek üzere...

 

Oğulcan Dikgör

Koleksiyoner / İçerik Üreticisi

 


Bu yazı 547 kişi tarafından okundu.

Oğulcan Dikgör yeni yazılarından önce sen haberdar ol

Her türlü soru ve görüşleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Bu yazı izinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve değiştirip kullanılamaz.