Balıkesir Ticaret Platformu

Yükleniyor...
Balıkesir Ticaret Platformu

Evde Kal Türkiye

Ama nasıl bir evde kal?

Şöyle 3 oda 1 salon olsun, ebeveyn banyosu olsun, bol bol balkonu olsun ki sonradan yine kapatıp odaya katalım -hiç kapalı alanımız yokmuş gibi-, olmuşken bir de süper lüks olsun.

 

İnsanoğlu bu, istekleri bitmez, istedikçe daha fazlasını elde etmek ister. Ben öyle değilim demeyin, istedikleriniz olduktan sonra bir düşünün. “Tamam, artık bitti, istemiyorum” mu dediniz? İç sesinizi duyuyorum…

 

Sanayinin teknolojinin ve medeniyetin gelişmesiyle insanlık da belli safhalarda evrildi. Evlerimiz güzelleşti, janjan dolu oldu, hatta bazıları akıllandı (sizden akıllı olmasın öyle evler var ki eğilip şapka çıkartırsınız).

 

Ama sonunda ne oldu, ya da ne olacak? Maalesef insanın insana en çok ihtiyacı olan şey yok olacak, “İnsan”

 

Bir düşünün, her şey insanlık için di mi? “Benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım” derken bile ünlü astronot, gidemeyeceğin aydaki ayak izinin bana ne faydası var diyenlere inat, her geçen gün daha da gelişiyor istekler, bilinmezlikleri keşfetmeler…

 

Tabi bunların yanında da keşfedilen bilinmezlikler, bildiğimiz keşifleri de unutturuyor bize. Dostluğu, ahbaplığı, kapı komşuluğunu. Ya da doğayı, insanoğlundan hariç bu dünyada yaşaması hak olan canlıları.

 

Medeniyet toplum bilimiyse eğer, bu toplumu oluşturan tarihiyle bir medeniyettir.

 

Bakın yeni düzen evlerimize? 15 sene önce “Fransız Balkon” nedir desen bilmezdik, şimdi köyde yaşayan amcam bile “Salonda Fransız Balkon istiyorum” talebiyle çıkageliyor karşımıza.

 

Oysa atalarımızın evlerinde “Avlu” vardı “Nohut Oda Bakla Sofa” vardı. Şimdi de öyle olsa ya?

 

Virüs her yanımızı sardı, güzel güzel evlerde oturanlar güzel güzel evlerinde oturuyorlar. Evde kalıyoruz ya, neşemiz yerinde olmalı…

 

Yerinde falan değil. Tıkıldık bir mahpus hayatına, apartman dairesinde, ne kadar lüks olursa olsun, ne kadar akıllı olursa olsun, ruh yok ruh. Bedene kavuşan o yapılara kendi ruhundan üflemezsen yaşatamazsın, yaşayamazsın.

 

İnsanoğlusun sen, topraktan geldin, toprağa gideceksin. Sen topraksan seninle ilgili birçok şey de toprakla ilgili olmalı. Bahçen var mı, avlundaki çeşmeden suyunu içebiliyor musun, nefes almak için ufacık balkonlar yerine sere serpe kapıdan dışarı çıkıp adım atabiliyor musun? Çok zor çok…

 

Bu günlerde geçmişe özlem başladı. Şehrin kendini değil de, köyün şehri doyurduğunu herkes yavaş yavaş anladı. Metrekareye bu kadar çok adamın düştüğü büyük şehirlerde, nefes almak için saatlerce yol giden insanlar biliyorum, ne uğruna? O hayatı sürekli yaşamak varken, o güzel evlerine kendi güzelliklerini katıp müstakil yaşayıp muktedir bir hayat sürmek varken bu çile neden?

 

Biraz düşünelim, hep beraber. Sen de düşün, verebiliyorsan bana haber ver. Gözünü kapat ömrün boyunca yaşamak istediğin bir ev hayal et desem, tasvirin ne olur? Gözünü açınca da sükût-u hayale uğrama. Ne dedim başta? İnsanoğlu bu, istekleri bitmez. İsteyeceksin, çalışacaksın ve olduracaksın. Olmadığını görünce oldurmak için bir daha çalışacaksın. En azından oldurmak için çalıştım diyeceksin…

 

Elin yatkındır kara kalem çizersin, ya da çalakalem. Belki de sadece sözle anlatmak istersin. Hadi az bir vakit ayır bize de paylaş bizimle isteklerini. Tam da buraya tıkla ve paylaş. Sonrasında biraz bekleyelim bakalım neler çıkmış farklı beyinlerden, farklı bedenlerden, tekrar oturur konuşuruz.

 

Ha bir de yeni fenomenlerin meşhur laflarından “Kanalıma abone olmak için tıklayın” sözüyle bitireyim de adet yerini bulsun.

 

“Ev”de kal Türkiye, belki şimdilik hayatınızdaki, ama daha sonra hayalinizdeki…


Bu yazı 489 kişi tarafından okundu.

İsmail Baha Torun yeni yazılarından önce sen haberdar ol

Her türlü soru ve görüşleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Bu yazı izinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve değiştirip kullanılamaz.

Copyright © Balıkesir Ticaret Platformu Telif Hakları MND Ajans'a Aittir.